<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882</id><updated>2011-12-15T05:00:07.544+02:00</updated><title type='text'>Hale</title><subtitle type='html'>Sepetimden Çıkardıklarım</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>123</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-8854108440228730216</id><published>2007-04-23T17:22:00.000+03:00</published><updated>2008-12-12T07:07:26.537+02:00</updated><title type='text'>Google Türkiye 23 Nisan Özel Logosu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Google Türkiye ana sayfası’ nda bugüne özel 23 Nisan logosu hazırlanmış. Çok da şık olmuş. Ben beğendim. Üzerine gelip tıkladığınızda ise &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; içeriği ile yapılmış arama görüntüsü çıkıyor karşınıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özel tasarımlı logolara "doodle" adını vermişler. Bu konuda edindiğim bilgileri aktarayım. İlk olarak 1999 yılında Google kurucuları Larry page ve Sergey Brin tarafından kullanılmış. İlk logo Nevada' da yapılan "Burning Man" adlı konferans için Google ana sayfasında yanan bir çöp adam logosu kullanılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doodle uygulamalarında, bütün dünya ülkelerinin önemli günleri, kültürel olayları, önemli kişileri, önemli tarihleri bu platformda vurgulanıyor. Ayrıca –tıpkı bugünkünde olduğu gibi- bu özel tasarım logonun üzerine tıkladığında, o güne, kişi ya da tarihe özel ayrıntılı bilgiye ulaşabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk kullanıcılar Google özel logolarına çok fazla ilgi gösterdiklerinden, bu pazarda bu sistemin devamlılığına özen gösteriyor ve Türkiye pazarına verdikleri önemi gösteriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Google Türkiye ana sayfasında yer alan bugüne özel Google logosu...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://onpunto.com/ShowBlog.aspx?Web=haleogsuz&amp;CId=47192" target="_blank"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5056629357658849826" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RizBnBARQiI/AAAAAAAAAF8/FSt0ZGvfsb4/s400/tr_childrens_day07.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-8854108440228730216?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/8854108440228730216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=8854108440228730216' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8854108440228730216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8854108440228730216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/04/google-trkiye-23-nisan-zel-logosu.html' title='Google Türkiye 23 Nisan Özel Logosu'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RizBnBARQiI/AAAAAAAAAF8/FSt0ZGvfsb4/s72-c/tr_childrens_day07.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-5821325239803875598</id><published>2007-04-23T13:10:00.000+03:00</published><updated>2008-12-12T07:07:27.402+02:00</updated><title type='text'>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5056627175815463426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Riy_oBARQgI/AAAAAAAAAFs/nGbAranVajI/s320/Tbmm.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#663333;"&gt;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, TBMM'nin 23 Nisan 1920 günü kurulmasının onuruna, TBMM tarafından sadece Türk çocuklarına değil, bütün Dünya çocuklarına ithaf edilen, her yıl 23 Nisan günü kutlanan, Türkiye'nin milli bayramıdır. 23 Nisan, TBMM'nin açılışı ve dolayısıyla da halkın yönetime tam anlamıyla hakim olmasının ilk günü olduğu için ulusal egemenlik açısından da önemli bir anlam taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;23 Nisan'ın "Ulusal Egemenlik" ile ilişkisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bütün Dünya çocukları birlikte kutlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde egemenlik padişaha aitti. Padişah ülkeyi dilediği gibi yönetirdi. İmparatorluğun son yıllarında padişahlar kişisel rahatlarını düşündüler. Yurt bakımsız kaldı. Ülke sorunları yüzüs&amp;shy;tü bırakıldı. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başladı. Savaş dört yıl sürdü. Osmanlı İmparatorluğu'nun de saflarına katılmış olduğu İttifak Devletleri savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre Osmanlı İmparatorluğu da yenil&amp;shy;miş sayıldı. Bütün ülke İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Padişah ve yandaşları ülkenin paylaştırılmasına ses çıkarmadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun'a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun'dan Amasya'ya, oradan Erzurum'a ve Sivas'a gitti. Sivas ve Erzurum'da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla "Ulusu yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir." ilkesini öne sürdü. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler - günümüzün milletvekilleri - Ankara'da 23 Nisan 1920 günü toplandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Büyük Millet Meclisi'nin toplandığı yapı Ankara'da Ulus Meydanı'ndan istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllarda Türkiye yokluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara'da duyul&amp;shy;duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusal Kurtuluş Savaşıyla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Türk ulusu ulusal inancın nelere baş gelebileceğini gösterdi. Ezilen uluslara kurtuluş yolunu açtı. Bağımsızlık savaşının öncüsü olan İstiklal Savaşı yeryüzünün öteki uluslarına örnek oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;23 Nisan'ın çocuklar açısından önemi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5056627390563828242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Riy_0hARQhI/AAAAAAAAAF0/09QA4hinBpM/s200/23nisan-.jpg" border="0" /&gt;23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine yabancı ulus&amp;shy;ların çocukları da katılır. Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. "Bugünün küçükleri yarının büyükleridir." diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlattı. 23 Nisan'da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan'da bütün Türkiye bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş&amp;shy;malar yaparlar, şiirler okurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Etkinlikler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Uluslararası Gülen Çocuk Şenliği&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurulduğu günden bu yana, ulusal ve uluslararası birçok projeyi başarı ile gerçekleştiren Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 20-24 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndan hareketle, özürlü-özürsüz çocukların kaynaşmasını sağlamak, sevgi barış ve kardeşliğin önemini vurgulamak ve engelsiz bir dünya mesajı vermek amacıyla 2006 yılında ilkini düzenlediği Uluslar arası Gülen Çocuk Şenliği’nin 2.sini 2007 yılında düzenliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:85%;color:#663333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:85%;color:#663333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:78%;color:#666666;"&gt;Kaynak : wikipedia&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-5821325239803875598?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/5821325239803875598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=5821325239803875598' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/5821325239803875598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/5821325239803875598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-ocuk.html' title='23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Riy_oBARQgI/AAAAAAAAAFs/nGbAranVajI/s72-c/Tbmm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-4120073083917987167</id><published>2007-04-06T11:27:00.000+03:00</published><updated>2008-12-12T07:07:27.572+02:00</updated><title type='text'>ONPUNTO - Yine Yeni Yeniden</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RhYigj8KlFI/AAAAAAAAAFc/o3j8uD18Kh4/s1600-h/onpunto_logo_k.jpg"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5050261974941340754" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 3px 15px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RhYigj8KlFI/AAAAAAAAAFc/o3j8uD18Kh4/s320/onpunto_logo_k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Reiki grubumdan bir arkadaşımızın linkine tıklamamla başladı ONPUNTO ile tanışmam. Gerçi daha evvel de birkaç karşılaşmamız vardı siteyle yanılmıyorsam, ama muhtelif sebeplerden bende iz bırakmamış. Vakitsizlik belki de (şu bahaneden ben bile bıktım) ... Sonra bir süre inceleme, dolaşma fırsatı bulunca, "heh tamam" dedim, "ben de bu aileye üye olmalıyım" ve oldum. Evet 27.03.1007 tarihi itibariyle, naçizane yazılarımı yazdığım, yeni dostlar edinmeye başladığım bir kulvar. Belki bilmek, görmek, okumak istersiniz diye düşündüm. İşte linkim, işte benim sayfam :) Gerçi yan tarafa linkler kısmına da koydum, dilediğiniz zaman oradan da ulaşın diye ;)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#993399;"&gt;&lt;a href="http://haleogsuz.onpunto.com"&gt;&lt;strong&gt;http://haleogsuz.onpunto.com&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-4120073083917987167?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/4120073083917987167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=4120073083917987167' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/4120073083917987167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/4120073083917987167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/04/onpunto-yeni-yine-yeniden.html' title='ONPUNTO - Yine Yeni Yeniden'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RhYigj8KlFI/AAAAAAAAAFc/o3j8uD18Kh4/s72-c/onpunto_logo_k.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-5952736080955238013</id><published>2007-03-08T11:15:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:27.689+02:00</updated><title type='text'>Dünya Kadınlar Günü</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Re_VAXv0UtI/AAAAAAAAAFQ/d2Jz7GYCCDo/s1600-h/kadinlar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5039480710402167506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Re_VAXv0UtI/AAAAAAAAAFQ/d2Jz7GYCCDo/s320/kadinlar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#666666;"&gt;Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;İLGİNÇ BİLGİLER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.&lt;br /&gt;2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.&lt;br /&gt;3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.&lt;br /&gt;4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.&lt;br /&gt;2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.&lt;br /&gt;3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-5952736080955238013?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/5952736080955238013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=5952736080955238013' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/5952736080955238013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/5952736080955238013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/03/dnya-kadnlar-gn.html' title='Dünya Kadınlar Günü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Re_VAXv0UtI/AAAAAAAAAFQ/d2Jz7GYCCDo/s72-c/kadinlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-4220031388923856691</id><published>2007-03-08T10:48:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:27.936+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Re_So3v0UsI/AAAAAAAAAFI/XwGseoaAVAg/s1600-h/kadinlargunu01.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5039478107651986114" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Re_So3v0UsI/AAAAAAAAAFI/XwGseoaAVAg/s400/kadinlargunu01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-4220031388923856691?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/4220031388923856691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=4220031388923856691' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/4220031388923856691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/4220031388923856691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/03/blog-post.html' title=''/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Re_So3v0UsI/AAAAAAAAAFI/XwGseoaAVAg/s72-c/kadinlargunu01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-7154039899017817351</id><published>2007-02-23T10:16:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:28.182+02:00</updated><title type='text'>Mutluluğun Anahtarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Rd6j7ySersI/AAAAAAAAAE8/dZ3VfyBL84Y/s1600-h/mutlulugunsirri.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5034641680953683650" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Rd6j7ySersI/AAAAAAAAAE8/dZ3VfyBL84Y/s320/mutlulugunsirri.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;İnsanların en büyük arzusu mutlu olmak.. Peki nedir mutluluğun anahtarı..Hiç düşündünüz mü? Mutluluğun tarifi gerekli öncelikle. İşte o tarif;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk veya mutlu olmak kişiden kişiye göre değişen bir olgudur. Kısaca ve en kestirmeden iç huzuru bulmak, yaşamın tadına varıldığı andır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden günümüzde insanlar bu kadar mutsuz?Çevrenize baktınız mı hiç? Hayatından memnun olanları sayısı ne kadar az değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyarlarca insanın yaşadığı bu dünyada herkes farklı şekilllerde mutlu olabilirken, mutlu olmanın bu kadar çok yolu varken, neden mutsuzuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuz olmak bir sürü sebep sıralayabilirken, mutlu olmak için nedenlerimiz ne kadar da az?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz mutlu olmalıyız, en küçük şeylerden bile. Bunu başarabilen insanlar elbette var ama sayıları az. Mutlu bir insan gördüğümüzde bile mutlu olabilmeliyiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acılar ve hüzünler elbette yaşamın birer parçalarıdır. Ancak bu demek değil ki sürekli bu şekilde gidecek..Herşey gibi hüzünler de geçicidir..Mutluluk da...Önemli olan yaşama sevincini yitirmemek..Bu döngüyü kendi içimizde kurabilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu olmalıyız çünkü yaşıyoruz, hayattayız. Nefes alabiliyoruz, bunun içi güçlük çeken insanlar sizin yerinizde olmak istemezlermiydi? Mutlu olmalıyız çünkü hayatımızın ne zaman biteceğini bilmiyoruz, bunu bilerek yaşayan insanların olduğunu da unutmamalıyız..Acı ve hüzünlerin ardından mutlu günlerin bizi beklediğini unutmadan yaşamalıyız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluğun anahtarı sizsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatınızı mutlu yada mutsuz yaşamak sizin elinizde.Mutlu olmak için illaki herşeyimizin tam olması gerekmiyor. İçinize bi bakın. Engelsiz ve sebepsiz kendinizi inceleyin ve tanıyın. Kendinizi bulduğunuz zaman, hayatın herkese verilmiş çok değerli bir armağan olduğunu anlamış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuz olduğunuzda yanınızda bunu anlatabilecek yada paylaşabileceğiniz biri olmayabilir..Kendinize anlatın her şeyi. Çözümü siz de çünkü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan hayal edebileceğinden de fazla bir güce sahiptir içinde. Bu herkesin içinde varolan ancak keşfedilmemiş cevherdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevherinizi bulun ve sımsıkı tutun elinizde..Hiç bırakmayın.. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-7154039899017817351?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/7154039899017817351/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=7154039899017817351' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/7154039899017817351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/7154039899017817351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/02/mutluluun-anahtar.html' title='Mutluluğun Anahtarı'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Rd6j7ySersI/AAAAAAAAAE8/dZ3VfyBL84Y/s72-c/mutlulugunsirri.gif' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-8706285375464830565</id><published>2007-02-02T09:50:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:28.281+02:00</updated><title type='text'>Tanrı' nın ayak izleri...</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5026841536149903218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RcLtvmhk13I/AAAAAAAAAEw/2Fzd1bk6-PA/s400/footprintonthebeach.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;ADAMIN BİRİ BİR GECE BİR RÜYA GÖRMÜŞ:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UPUZUN BİR KUMSAL BOYUNCA YANINDA TANRI İLE YÜRÜYORMUŞ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ONLAR YÜRÜRKEN TAM KARŞILARINDAKİ GÖKYÜZÜNDEN DE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİR FİLM ŞERİDİ GİBİ ADAMIN HAYATINDAN SAHNELER GEÇİYORMUŞ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUMSAL ADAMIN HAYAT YOLU İMİŞ SANKİ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ADAM KUMDA İKİ ÇİFT AYAK İZİ KALDIĞINDA DİKKAT ETMİŞ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİR ÇİFTİ KENDİSİNİN BİR ÇİFTİ TANRININ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYATININ SON SAHNESİ DE GÖKYÜZÜNDEN GEÇTİKTEN SONRA ADAM,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUMDAKİ AYAK İZLERİNE BOYDAN BOYA BİR DAHA BAKMIŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VE BİRDEN BİR ŞEY DİKKATİNİ ÇEKMİŞ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYAT YOLUNUN PEK ÇOK BÖLÜMÜNDE KUMDA SADECE BİR ÇİFT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYAK İZİ GÖRÜLÜYORMUŞ VE ADAM DEHŞET İÇİNDE FARKETMİŞ Kİ ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYAK İZLERİ, TEKE, HAYATININ EN KÖTÜ, EN ACI ANLARINDA İNİYOR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU KEŞFİ ONU FENA HALDE RAHATSIZ ETMİŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VE TANRI'YA SORMAYA KARAR VERMİŞ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TANRIM... EĞER SANA İNANIRSAM SENİN YOLUNDAN GİDERSEM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HER ZAMAN YANIMDA OLACAĞINI, HER ZAMAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YANIBAŞIMDA YÜRÜYECEĞİNİ SÖYLEMİŞTİN...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OYSA, HAYAT YOLUMA BAKIYORUM. EN ZORLU EN KÖTÜ, EN ACILI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANLARIMDA SADECE BİR ÇİFT AYAK İZİ GÖRÜYORUM KUMDA...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANLAYAMIYORUM TANRIM, ANLAYAMIYORUM....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYATIN KOLAY GÜNLERİNDE YANIMDA YÜRÜYORSUNDA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SANA EN MUHTAÇ OLDUĞUM ANLARDA BENİ NİYE TERKEDİYORSUN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TANRI GÜLÜMSEYEREK CEVAP VERMİŞ: SEVGİLİ, ÇOK SEVGİLİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVLADIM....BEN SENİ ÇOK SEVDİM VE HİÇ TERKETMEDİM.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYAT YOLUNDAKİ O ZORLU SINAV GÜNLERİNDE YANİ EN ACILI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EN KÖTÜ ANLARINDA KUMDA HEP BİR ÇİFT AYAK İZİ GÖRDÜN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİKKAT ET ! AYAK İZLERİ TEKE İNDİĞİNDE DERİNLEŞİYOR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇÜNKÜ, O SIRALAR BEN,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SENİ KUCAĞIMDA TAŞIYORDUM......&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-8706285375464830565?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/8706285375464830565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=8706285375464830565' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8706285375464830565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8706285375464830565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/02/adamin-biri-bir-gece-bir-rya-grm-upuzun.html' title='Tanrı&apos; nın ayak izleri...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RcLtvmhk13I/AAAAAAAAAEw/2Fzd1bk6-PA/s72-c/footprintonthebeach.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-8303447059601071063</id><published>2007-02-02T09:24:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:28.486+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5026840333559060322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RcLspmhk12I/AAAAAAAAAEk/0fpKkdKK0js/s400/gunaydin002.jpg" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-8303447059601071063?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/8303447059601071063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=8303447059601071063' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8303447059601071063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8303447059601071063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/02/blog-post.html' title=''/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RcLspmhk12I/AAAAAAAAAEk/0fpKkdKK0js/s72-c/gunaydin002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-1491172043119801051</id><published>2007-01-27T16:08:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:28.613+02:00</updated><title type='text'>BUZDA DANS</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Oldum olası buz patenine bayılırım ve tabi hep istemişimdir ben de yapabilsem diye :) Biraz araştırdım da İzmir' de de ufak bir pist varmış. Bakayım belki bi' şansım olur :))) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Her neyse asıl konumuza gelelim. Bu çok nazik kibar görünen spor dalı, yakın zamanda Show Tv' de bir show programı halinde çıktı karşımıza. Hoş bir yarışma gerçekten. En azından bu sporun ülkemizde daha çok tanınmasına ve sevilmesine faydası oluor. Ama umarım daha fazla seviyesini düşürmezler. Reyting uğruna sevimsiz bir hale gelmesi hoş olmaz doğrusu böyle güzel bir sporun. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5024794474259581538" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="ZEYNEP TOKUŞ" src="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Rbun86uWimI/AAAAAAAAAEY/9z1WC5WsEPg/s320/buzda_zeynep.jpg" border="0" /&gt;Eh hazır bu yarışmadan söz açılmışken, size favorimi de açıklamadan geçmeyeyim bari ;)) Bence hem zerafeti, hem bu spora yatkınlığı ve çok yakışması sebebiyle, benim favorim ZEYNEP TOKUŞ. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Şeyyy, partneri de çok hoş canım, söylemeden geçmeyeyim ;)) Bu açıdan da biraz şanslı tabi Tokuş. Tabi ki favorim sevgili Zeynep' e yarışmada başarılar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Hani iyi olan kazansın denir ya, bence içlerinde en iyisi o :))&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-1491172043119801051?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/1491172043119801051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=1491172043119801051' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/1491172043119801051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/1491172043119801051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/buzda-dans.html' title='BUZDA DANS'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Rbun86uWimI/AAAAAAAAAEY/9z1WC5WsEPg/s72-c/buzda_zeynep.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-3790725649288340309</id><published>2007-01-26T19:20:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:30.255+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5024424187949124018" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbpXLauWibI/AAAAAAAAACc/Pj3vrpp4_ro/s400/aglayan-kiz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;Toprak Ve Ben Ve Sen&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerinde yaşanmış&lt;br /&gt;Birkaç günün esiriyim&lt;br /&gt;Hala neden bilmem&lt;br /&gt;Yokluğun ölüm gelir&lt;br /&gt;Ellerinde ölüm beyaz olur&lt;br /&gt;Gökyüzüne sarılır&lt;br /&gt;Öyle ağlarım ben&lt;br /&gt;Her gece yaşanmamış&lt;br /&gt;Anılarla avunurum&lt;br /&gt;Hiç yakıştıramadığım&lt;br /&gt;O sıfatı sana&lt;br /&gt;Toprakla biz paylaşırız&lt;br /&gt;Korku gereksiz&lt;br /&gt;Bir gün sulanmamış&lt;br /&gt;Çiçekler misali&lt;br /&gt;Tükenir gider nefesimiz&lt;br /&gt;Yokluğunda ben&lt;br /&gt;Zaten nefessizim...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:85%;color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;Hale&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-3790725649288340309?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/3790725649288340309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=3790725649288340309' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/3790725649288340309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/3790725649288340309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/toprak-ve-ben-ve-sen-gzlerinde-yaanm.html' title=''/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbpXLauWibI/AAAAAAAAACc/Pj3vrpp4_ro/s72-c/aglayan-kiz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-1185641761569934145</id><published>2007-01-26T09:40:00.001+02:00</published><updated>2007-01-26T21:37:12.325+02:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin-04.gif" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-1185641761569934145?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/1185641761569934145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=1185641761569934145' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/1185641761569934145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/1185641761569934145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/blog-post_26.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-6858920328347448062</id><published>2007-01-24T16:16:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:30.389+02:00</updated><title type='text'>*** SONSUZLUĞA YOLCULUK ***</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbeGEKuWiWI/AAAAAAAAABg/Vfx5tSbz-IA/s1600-h/veda.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5023631315511445858" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbeGEKuWiWI/AAAAAAAAABg/Vfx5tSbz-IA/s320/veda.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Veda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok ileri bir tarihte&lt;br /&gt;Çok yaşlı olarak&lt;br /&gt;Sessizce ayrılmalıyım&lt;br /&gt;Kimseye pek gözükmeden&lt;br /&gt;Ve kimseyi rahatsız etmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masamın üzerinde&lt;br /&gt;Dünden kalan işler&lt;br /&gt;Tamamlanmamış yazılar&lt;br /&gt;Okunmayı bekleyen kitaplar&lt;br /&gt;Ve anılar ve umutlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filleri kuyruğundan çekerek&lt;br /&gt;Tepeleri aşırtmaktı görevim&lt;br /&gt;Günler bitti filler tükenmedi&lt;br /&gt;Ben elimden geleni yaptım&lt;br /&gt;Gerisini siz tamamlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşa geçmedi hayatım&lt;br /&gt;Daha fazlası olabilirdi ama&lt;br /&gt;'Buna da şükür' demeliyim&lt;br /&gt;İşte sevgili dostlar&lt;br /&gt;Ben böyle veda etmeliyim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;-----------------------------------------------------&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#663366;"&gt;Başımız sağolsun...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-6858920328347448062?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/6858920328347448062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=6858920328347448062' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/6858920328347448062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/6858920328347448062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/veda.html' title='*** SONSUZLUĞA YOLCULUK ***'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbeGEKuWiWI/AAAAAAAAABg/Vfx5tSbz-IA/s72-c/veda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-3464925060783078864</id><published>2007-01-19T20:47:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:30.846+02:00</updated><title type='text'>PROJE DUYURUSU: 2007'DE HER ÇOCUĞA BİR KİTAP...</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021849578393471314" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbExlauWiVI/AAAAAAAAABM/91MV1Y6tS3Y/s320/cocuk-kitap-3.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Size bir duyuruda ve buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Canım arkadaşım ERVA, yine harika bir projeye imza attı. Ben de her zaman destekliyorum tabi ki onu. Hedefte çocuklar var yine. Okumayı seven, okumak isteyen, ama imkanları kısıtlı olanlar özellikle. Neyse ben sözü uzatmıyorum, Ervoşun blogundan bir alıntı ve ilgili linki vererek sözlerimi tamamlamak istiyorum ve tabi ki yeniden tüm duyarlı dostları bu güzel projeye katılmaya çağırıyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021849333580335426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbExXKuWiUI/AAAAAAAAABE/WinxejNJN_I/s320/cocuk-kitap-2.jpg" border="0" /&gt;"Peki bu projenin içeriğini neler olusturacak? Elbetteki öncelikle olarak amacımız çocukların yaş gruplarına hitap edecek sekilde çeşitli hikaye kitapları ve el becerilerinin gelismeleri için boyama kitapları ile kuruboyalar... Ayrıca isteğe bağlı olmak üzere külotlu veya soket çoraplar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu projenin ilk duyurusunu da masaldiyari aracılığıyla gerçeklestirmis oldum. 15 Ocak - 15 Nisan tarihleri arasında toplanan bu kitaplar Kocaeli"ndeki ilçe okullarından birisine verilecektir. Okullar üzerinde hali hazırda çalısma yaptığım için herhangi bir isim veremiyorum. Bir iki güne kadar kesinlestirip onuda sizlere buradan bildiririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021849131716872498" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbExLauWiTI/AAAAAAAAAA8/N7WDjX85qfo/s320/cocuk-kitap-1.jpg" border="0" /&gt;Önemli olan her çocuğa bir hikaye kitabının düsmesi ve kendi bayramlarında onlara okumanın güzel bir sey olduğunu asılamaktır... 2007'de her çocuğa bir kitap düsmesi dileklerimle..."&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://masaldiyari.blogspot.com/2007/01/proje-duyurusu-2007de-her-ocua-bir.html" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;YAZININ TAMAMI...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-3464925060783078864?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/3464925060783078864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=3464925060783078864' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/3464925060783078864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/3464925060783078864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/proje-duyurusu-2007de-her-ocua-bir.html' title='PROJE DUYURUSU: 2007&apos;DE HER ÇOCUĞA BİR KİTAP...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RbExlauWiVI/AAAAAAAAABM/91MV1Y6tS3Y/s72-c/cocuk-kitap-3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-8409877896291484908</id><published>2007-01-18T10:10:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:30.989+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Ra8unKuWiSI/AAAAAAAAAAw/A4mrYGWP9rU/s1600-h/kalbim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021283359969937698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Ra8unKuWiSI/AAAAAAAAAAw/A4mrYGWP9rU/s400/kalbim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Sen Hep Varsın&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmek kavgası bitince akşam üzerleri&lt;br /&gt;Kendimi bırakırdım gözlerine&lt;br /&gt;Damla damla&lt;br /&gt;Kan değil&lt;br /&gt;Sevgimiz akardı geceye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen gönlüme helalimsin&lt;br /&gt;Toprağa haram&lt;br /&gt;Yağmurlar ağlarken sevdiğimsin&lt;br /&gt;Şimdi ne gökyüzünde bir damla yaş&lt;br /&gt;Ne bir gözyaşı ellerimden süzülen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümden bir kara tabut gibi&lt;br /&gt;Geçip giderken gece&lt;br /&gt;Bulutlara gömerim ümitlerimi&lt;br /&gt;Noktasız sevgilerdeki&lt;br /&gt;Gülüşü ararım&lt;br /&gt;Rüzgarlarda saklı gözlerinde&lt;br /&gt;Sevgiyle sulanan güller solar mı hiç&lt;br /&gt;Baharların tesiriyle taşlar yeşerir mi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yokluğunda&lt;br /&gt;Akan suların sesi diner&lt;br /&gt;Renkler silinir birer birer&lt;br /&gt;Gölgeler gölgelenir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş kör, gök sağır&lt;br /&gt;İçim ıslanır&lt;br /&gt;Yetim yıldızlarla&lt;br /&gt;Ey dalgın uyuyan şehir&lt;br /&gt;Haykırıyorum sana yalnızlığımı&lt;br /&gt;Acımasız dağlar&lt;br /&gt;Yıkılın artık&lt;br /&gt;Yalnızlık bile ağlardı&lt;br /&gt;Sensizliği tanısaydı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ki ekmek kadar eski&lt;br /&gt;Su kadar derinsin yüreğimde&lt;br /&gt;Seninle martılar uçardı&lt;br /&gt;Gönül derinliğimde&lt;br /&gt;Yokluğunda yüreğimin eti acır&lt;br /&gt;Ruhumun içi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaya sataşmak ne çare&lt;br /&gt;Seni bana getirmez ki&lt;br /&gt;Sensizlik bedende bensizlik gibi&lt;br /&gt;Beden sensiz çok sessiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sen varsın, bir de sen&lt;br /&gt;Her gece çılgınca esen&lt;br /&gt;Rüzgarların çığlığıyım ben&lt;br /&gt;Unutma ki sen&lt;br /&gt;Sayıklayan uyku misali&lt;br /&gt;Benliğimde hep varsın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;strong&gt;Hale Öğsüz '98&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-8409877896291484908?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/8409877896291484908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=8409877896291484908' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8409877896291484908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/8409877896291484908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/sen-hep-varsn-ekmek-kavgas-bitince-akam.html' title=''/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/Ra8unKuWiSI/AAAAAAAAAAw/A4mrYGWP9rU/s72-c/kalbim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-9052082976845326395</id><published>2007-01-13T11:28:00.000+02:00</published><updated>2008-12-12T07:07:31.120+02:00</updated><title type='text'>Tecrübe...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RaisK6uWiQI/AAAAAAAAAAY/oisszNVv4iA/s1600-h/tablo-05-salvador+dali_sleep.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5019451088266758402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RaisK6uWiQI/AAAAAAAAAAY/oisszNVv4iA/s320/tablo-05-salvador+dali_sleep.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RaimyKuWiPI/AAAAAAAAAAM/woPW_ZI2gXY/s1600-h/tablo-05-salvador+dali_sleep.jpg"&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mesleğini bir ömür boyu bütün ilkelerine sadık kalarak uygulayanak saçlı bir "usta"ya başarısının sırrını sordular;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;"İki kelime" dedi ve ekledi: &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;"Doğru kararlar".&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;O kararları nasıl alabildiğini sordular;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;"Tek kelime" dedi, &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;"Tecrübe".&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;Tecrübenin sırrını sorduklarında ise&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993300;"&gt;"İki kelime" dedi, &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;"Yanlış kararlar".&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-9052082976845326395?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/9052082976845326395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=9052082976845326395' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/9052082976845326395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/9052082976845326395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/tecrbe.html' title='Tecrübe...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_E2mMK7oD2lc/RaisK6uWiQI/AAAAAAAAAAY/oisszNVv4iA/s72-c/tablo-05-salvador+dali_sleep.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-116850516003375226</id><published>2007-01-11T10:29:00.000+02:00</published><updated>2007-01-11T11:14:34.243+02:00</updated><title type='text'>ANKA KUŞU</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;Simurg veya bir diğer ismiyle Zümrüdü Anka efsanevi bir kuştur. Pers mitolojisi kaynaklı olsa da zamanla diğer Doğu mitoloji ve efsanelerinde de yer edinmiştir. Sênmurw (Pehlevi) ve Sîna-Mrû (Pâzand) diğer isimlerindendir. Ayrıca zaman zaman sadece Anka kuşu olarak da anıldığı olmuştur.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/1600/204333/anka.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/400/352565/anka.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı' nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Kuşlar Simurg' a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg' u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg' un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg' un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;baykuş yıkıntılarını özlemiş, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;balıkçıl kuşu bataklığını.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş" ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;"SİMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg' muş. Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-116850516003375226?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/116850516003375226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=116850516003375226' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116850516003375226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116850516003375226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/anka-kuu.html' title='ANKA KUŞU'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-116843626463293825</id><published>2007-01-10T13:16:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T16:04:19.046+02:00</updated><title type='text'>ALIŞMAK...</title><content type='html'>&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/400/845965/alismak.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Ne kadar küçük şeyler için ağlardık...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Bir tutam saç, bir oyuncak araba, bir bebek...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Şimdi büyüdük...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Çok büyük olaylar bile ağlatmıyor bizleri...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Ölümler, iflaslar, savaşlar...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Şimdi daha mı güçlüyüz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Yoksa daha mı alışkın ?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Hayatı öğrenmek&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Alışmak mı acaba ?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-116843626463293825?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/116843626463293825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=116843626463293825' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116843626463293825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116843626463293825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/alimak.html' title='ALIŞMAK...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-116834260476707316</id><published>2007-01-09T13:35:00.000+02:00</published><updated>2007-01-09T13:36:45.220+02:00</updated><title type='text'>Francis Bacon'dan özlü bir deyiş</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/1600/2594/FrancisBacon.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/400/167012/FrancisBacon.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-116834260476707316?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/116834260476707316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=116834260476707316' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116834260476707316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116834260476707316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/francis-bacondan-zl-bir-deyi.html' title='Francis Bacon&apos;dan özlü bir deyiş'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-116833573777273914</id><published>2007-01-09T10:38:00.000+02:00</published><updated>2007-01-09T12:16:51.090+02:00</updated><title type='text'>Kendim için ne yaptım</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sizlerden uzak olduğum zamanlarda kendim için yaptığım en iyi şey, REİKİ eğitimi almak oldu. Oldum olası metafiziksel konulara meraklı olduğum ve bildiğim fakat bir türlü fırsat bulup (yok yok artık bu lafa inanmıyorum, insan isterse her fırsatı yaratır) bahanesiyle bir türlü girişemediğim bu konuya, sevgili dostum YASEMİN, bir gün bir eğitim duyurusuna rastladığını söyleyince gitme kararı aldık. Her zamanki gibi iki kafadar :))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ve sevgili hocamız (hocamız diyorum garip algılanmasın, sevgili eğitmenimiz) EBRU DENGİZ' den 1. aşama reiki inisiasyonu (Anadolu' da el alma denen tabir) alarak 1. aşama eğitimini geçtik. Yani umarım geçmişizdir, Ebru hocam ne dersiniz? Hatta kısmetse biraz daha çalışkan bir öğrenci olabilirsek ve hocamız uygun görürse yakında 2. aşamayı da alırız inşallah ;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Reiki hakkında kısa bir giriş yapacağım tabi sizi aydınlatmak için, detaylı bilgi almak için yanda verdiğim linkten faydalanabilirsiniz yani; &lt;a href="http://www.reikievi.com" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;www.reikievi.com&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; ve tabi ara ara bu konuda aktarıma devam ederim. Şimdi gelelim asıl konuya;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="REIKI" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/320/837987/reiki.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Batıya yayılmaya başladığında "Evrensel Yaşam Enerjisi " olarak tercüme edilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Ancak ezoterik olarak "yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisi "açıklaması anlamını daha iyi ortaya koyar. Yani Reiki bir Ruhsal Şifa Tekniğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reiki, bedende meydana gelen enerji dengesizliklerini ve negatif enerji blokajlarını çözebilmek için yetersiz veya eksik kalan kendi enerji bedenimizi dengeleyip, tamamlayarak ve temelde bilinç değişikliği gerçekleştirerek ruhsal, dolayısıyla da fiziksel iyileşme sürecini başlatmamız yolunu açar. Reiki fiziksel, zihinsel, duygusal sorunların tümünde kullanılabilir. Reiki bir din değildir ve hiçbir inanca bağlı tutulmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dr. Mikao Usui ile başlayan bir şifa ve ruhsal gelişme enerjisi sistemine verilen isimdir. Yakın zamana kadar Mikao Usui ve bu sistemin ortaya çıkmasıyla ilgili çok az şey biliniyordu. Son birkaç yıldır Japonya'da yapılan araştırmalar sonucunda Usui'nin orijinal Reiki uygulamaları hakkında daha kesin bilgiler elde edilmiş ve böylece batıda öğretilen sistemi daha geniş bir perspektiften görme olanağı doğmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Eğitim semineri kısa sürelidir ( 1 veya 2 gün ). Öğrenilmesi ve kullanılması kolaydır. Bir Reiki Master aracılığı ile herkes tarafından öğrenilebilen kullanılması çok kolay ama çok güçlü bir tekniktir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Reiki, bir Reiki Master' ının öğrencisine Reiki'yi kullanma yeteneğini transfer etmesiyle (el vermesiyle) olur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Seminere katılan kişi enerjiyi, enerjinin çalışma sistemini ve Reiki ile ilgili teorik bilgiyi öğrenir ve "el verme" inisiyasyon (uyumlanma) seansı sonrasında Reiki enerjisine kanal olup Reiki'yi kullanmaya başlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Reiki, kanal olunduktan sonra enerjinin ellerden geçerek aktarılması ile kullanılır. Enerji aktarımı sırasında uygulama yapılan kişiye, o kişiden de uygulama yapan kişiye herhangi bir problem geçmez.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Reiki uygularken konsantrasyon gerekmez. Reiki için inanmak şart değildir. Siz inanmasanız bile o çalışır ve şifa verir. Reiki bir kez elde edilip ömür boyunca kullanılır. Kullanmazsanız bile kaybetmezsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Reiki' yi öğrenmenin ve kullanmanın, kişinin eğitim, bireysel zeka ve ruhsal tekamül düzeyi ile ya da inancıyla ilgisi yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Reiki ile çalışma üç aşamada öğrenilir ve bunlar hem bağımsız hemde birbirlerini tamamlayıcı düzeylerdir. Hep birlikte tam bir şifa ve ruhsal gelişim sistemi oluştururlar. Herkes her düzeyin eğitimine açıktır ve herkes kendine uygun gördüğü düzeyde öğrenimi bırakabilir ya da öğretmen olabilir. Dereceler insanların birbirine üstünlük sağlaması için değildir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-116833573777273914?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/116833573777273914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=116833573777273914' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116833573777273914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116833573777273914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/kendim-iin-ne-yaptm.html' title='Kendim için ne yaptım'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-116833163465477769</id><published>2007-01-09T10:14:00.000+02:00</published><updated>2007-01-09T12:02:18.313+02:00</updated><title type='text'>Yeniden başlamak güzelmiş....</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/1600/519885/kurbaga.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#660000;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/320/513802/kurbaga.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kendini yorgun hissetsen bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Başarı senden kaçsa bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir hata sana zarar verse bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Hatta ihanet sana acı verse bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir hayal yok olsa bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Gözyaşları gözlerini yaksa bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Kimse gayretini fark etmese bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Nankörlük ödülün olsa bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ve hatta herşey, hiçbirşey olsa bile,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Vazgeçme...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;YENİDEN BAŞLA...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-116833163465477769?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/116833163465477769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=116833163465477769' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116833163465477769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116833163465477769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/yeniden-balamak-gzelmi.html' title='Yeniden başlamak güzelmiş....'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-116800373041139646</id><published>2007-01-05T10:11:00.000+02:00</published><updated>2007-01-05T15:34:45.796+02:00</updated><title type='text'>*** YENİDEN MERHABA ***</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/1600/870119/kiz.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6968/1800/320/457176/kiz.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;ÇOK ÇOK UZUN BİR ARADAN SONRA YENİDEN HERKESE MERHABA.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;UMARIM BUNDAN SONRA BLOGUMLA İLGİLENEBİLİRİM. ASLINDA SİZLERLE PAYLAŞACAK ÇOK ŞEY BİRİKTİRDİM SANIRIM.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;AYRICA UNUTMADAN, HEPİMİZE VE ÜLKEMİZE YENİ YILIN GÜZELLİKLER VE MUTLULUKLAR GETİRMESİNİ DİLİYORUM.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-116800373041139646?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/116800373041139646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=116800373041139646' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116800373041139646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/116800373041139646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2007/01/yeniden-merhaba.html' title='*** YENİDEN MERHABA ***'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114830346830460446</id><published>2006-05-22T13:42:00.000+03:00</published><updated>2006-05-22T16:12:31.073+03:00</updated><title type='text'>Her derde deva meyve; KİRAZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 1px 0px; CURSOR: hand" alt="Kiraz" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/kiraz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;Baharın en güzel habercilerinden biridir kiraz. Peki rengiyle, tadıyla çoğumuzun en sevdiği meyvelerden biri olan kirazın damar sertliği ve eklem kireçlenmesi gibi bir çok hastalığa iyi geldiğini biliyor musunuz? İşte kirazın faydaları:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz, vücutta biriken zehirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarıya atılmasını sağlıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi, ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;Kirazın bir diğer önemli özelliği ise kabızlık giderici olması. Özellikle bayat yenilen yemeklerin, pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin gitmesini sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin derideki bir takım kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor. Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar sonucunda fazla ilaç tüketimi, nikotinin vücuttan atılması ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0000;"&gt;Kirazda bulunan levüloz adlı şekerin rahat sindirilmesi nedeniyle, şeker hastaları da rahatlıkla kiraz yiyebiliyor. İçerdiği madensel tuzlar ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artıran kiraz, yapısındaki bol fosforuyla da sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz hastaları için de tavsiye edilen meyve özelliğini taşıyor.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114830346830460446?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114830346830460446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114830346830460446' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114830346830460446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114830346830460446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/05/her-derde-deva-meyve-kiraz.html' title='Her derde deva meyve; KİRAZ'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114802274448908486</id><published>2006-05-19T09:40:00.000+03:00</published><updated>2006-05-19T10:12:33.440+03:00</updated><title type='text'>GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bayrak-ata.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/bayrak-ata.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok yeri savaşı kazanan devletler tarafından işgal edilmişti. Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak için Atatürk, 16 Mayıs 1919'da "Bandırma Vapuru" ile İstanbul’dan Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a vardı ve burada Kurtuluş Savaşını başlattı. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden kurtarıldı. 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk'ün, Samsun'a varış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteği üzerine "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanmaktadır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;Atatürk Türk gençliğini seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya çekinmiyordu. Gençliğe bıraktığı bu önemli görevi söylevinde şöyle dile getiriyordu Atatürk: "Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven kaynağındır."&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;Atatürk, "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!" sözü ile başarılı olabilmenin bir koşulunun da sağlıklı olmak olduğunu, sağlıklı olmak için de spor yapmak gerektiğini vurgulamıştır.&lt;br /&gt;Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ata.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/ata.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün ayrıca, Atatürk' ün kendi için doğumgünü olarak seçtiği gündür. Doğum Günün kutlu olsun Ata' m.. Varlığın bizim için en büyük armağan oldu... İZİNDEYİM...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114802274448908486?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114802274448908486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114802274448908486' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114802274448908486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114802274448908486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/05/genlik-ve-spor-bayramimiz-kutlu-olsun.html' title='GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114543093641465874</id><published>2006-04-19T09:54:00.000+03:00</published><updated>2006-04-19T10:15:36.550+03:00</updated><title type='text'>Bahar yorgunluğu sendromuna dikkat!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;Son günlerde benim de içinde bulunduğum ve etkisini fazlasıyla yaşadığım bir sendrom hakkında bugün internette bir yazıya rastlarım. Bahsettiği tüm belirtileri de layığıyla gösteriyorum walla :(( &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;Faydalı olabilir diyerekten sizlerle paylaşıyorum.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.1.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/ayirac.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bahar.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/bahar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Havaların ısınmasıyla birlikte bitkinlik, güçsüzlük, enerji eksikliği, isteksizlik, uykusuzluk, vücutta karıncalanma ve hatta depresyon gibi belirtilerle ortaya çıkan "bahar yorgunluğu"na yenik düşmemek için bu önerileri mutlaka dikkate alın; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bahar aylarında havadaki elektrik yükünün arttığına dikkat çeken uzmanlar, pozitif iyonların artmasının vücuda zindelik sağladığını, negatif yüklü iyonların artmasının ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olduğunu belirtiyor. Negatif iyon yükünün artması, zaten vücudumuzda var olan bazı rahatsızlıkları da tetikliyor. Bunun sonucunda da bahar aylarında alerjik reaksiyonlarda, solunum yolu rahatsızlıklarında, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarında, romatizma ve mide hastalıklarında artış görülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Uzmanlar havadaki elektrik yükünün özellikle İstanbul gibi büyük kentlerde daha fazla olduğunu ve bu duruma hava kirliliğinin, sanayi atıklarının ve trafik yoğunluğunun etkisinin de eklenmesiyle, bahar yorgunluğu sendromunun etkilerinin daha yoğun yaşandığını söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bahar yorgunluğuyla birlikte, kas ağrılarının, omuz, sırt ve boyun ağrılarının artabileceğini, yorgunlukla birlikte konsantrasyon bozukluğu, neşesizlik, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması, uyku bozuklukları ve baş ağrısı yaşanabileceğini söyleyen uzmanlara göre bahar sendromu bir haftayla bir ay arasında sürebiliyor. Ancak sürenin uzaması durumunda da kronikleşebiliyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Mevsim değişimi, insanları fizyolojik yönden olduğu kadar psikolojik yönden de etkilediği için "mevsimsel depresyon" ortaya çıkabiliyor.Mevsimsel depresyon ise yaşamsal sorunlar ortaya çıkarıyor. Etkilenme oranı ise insandan insana değişiyor. Bazı insanlar daha az etkileniyor, bazıları ise uyum sorunu yaşıyor. Sendromu kronikleşmiş hale gelenler ise doktora gitmiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalı?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Uzmanlar bahar sendromunu en hafif şekilde atlatmanın mümkün olduğunu söylüyor ve küçük bir yapılacaklar listesi veriyor. Bu listeye göre: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;- İçilen günlük su miktarı 3 litre civarında tutulmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;- B ve C vitaminleri açısından zengin sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmeli, magnezyum, potasyum ve çinko desteği yapılmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;- İyi ve kaliteli bir uyku düzeni sağlamak için her akşam aynı saatte yatıp, sabahları da aynı saatte kalkılmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;- Sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmalı, doğa yürüyüşleri ve basit jimnastik hareketleri yapılmalı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114543093641465874?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114543093641465874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114543093641465874' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114543093641465874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114543093641465874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/bahar-yorgunluu-sendromuna-dikkat.html' title='Bahar yorgunluğu sendromuna dikkat!'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114542944574911521</id><published>2006-04-19T09:34:00.000+03:00</published><updated>2006-04-19T09:53:16.156+03:00</updated><title type='text'>Günaydııınnn</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/gunaydin-011.1.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" height="320" alt="GÜNAYDIN" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/gunaydin-011.0.jpg" width="400" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114542944574911521?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114542944574911521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114542944574911521' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114542944574911521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114542944574911521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/gnaydnnn.html' title='Günaydııınnn'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114493011547222170</id><published>2006-04-13T15:03:00.000+03:00</published><updated>2006-04-13T15:12:56.090+03:00</updated><title type='text'>İstediğiniz gibi yaşamanın püf noktaları</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/mutlu.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/mutlu.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İnsanları yöneten derin işletim programları neler? "Korktuğum her şey başıma geliyor" cümlesini ne sıklıkta kullanıyorsunuz? Yoksa hayal ettiğiniz gibi mi yaşıyorsunuz? Yeterince özgür müsünüz? Hayatınızın kontrolü aslında sadece sizin elinizde. İşte hayat tarzınızı belirmenin incelikleri... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;İnsanları yöneten iki derin işletim programı vardır:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;-İlki, hücrelerden organlarımıza kadar tüm biyolojik yapımızı düzenleyen GENETİK programlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;-İkincisi de dış dünyadaki yaşantımızı düzenleyen YAŞAM TARZI programları. Bunun beyindeki kod adı niyettir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;Niyeti kimin yaptığı çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;-Kendimiz yaptığımız ölçüde özgür, bağımsız ve gelişmiş insan oluruz. DERİN YÖNETİM bizim irademiz altında olur. Düşündüğümüz ve niyet ettiğimiz gibi yaşarız. Bizi biz yönetiriz. Bunun aksi özgürlüğün kaybıdır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;Niyeti biz yapmazsak ne olur?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;- Hayat tabiî ki sona ermez. Otomatik pilot devreye girer. Derin yönetime bizce verilmiş özgür, bağımsız ve sağlıklı bir yaşama talimatı yoksa dış dünyanın oluşturduğu sanal yönetmen yani otomatik pilot kontrolü ele alır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;- Bu durumda derin yönetim, dış dünyadan her saniye beynimize akan trilyonlarca bilginin oluşturduğu yeni yönetmene devredilir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;- Yönetim böylece yaşam tarzımızı belirleyen küresel iradenin eline ve içimizdeki taşeronuna yani temsilcisine geçer. Hayatta her boşluk dolar. Niyeti biz yapmazsak, bizim adımıza başkası yapar ve davranışlar bu niyete göre yeniden şekillenmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;- Düşündüğümüz gibi yaşayamazsak, yaşadığımız gibi düşünmeye başlarız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3366ff;"&gt;- Sonuçta, ya biz dış dünyayı yönetiriz ya da dış dünya bizi. Hayat tarzımız da buna göre tezahür eder.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#c0c0c0;"&gt;Kaynak: Hastalık Üreten Yaşam Tarzımız Nasıl Değişir? Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114493011547222170?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114493011547222170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114493011547222170' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114493011547222170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114493011547222170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/istediiniz-gibi-yaamann-pf-noktalar.html' title='İstediğiniz gibi yaşamanın püf noktaları'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114490971947562760</id><published>2006-04-13T09:26:00.000+03:00</published><updated>2006-04-13T09:28:42.320+03:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin.gif"&gt;&lt;img style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114490971947562760?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114490971947562760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114490971947562760' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114490971947562760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114490971947562760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/gnaydin_13.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114484895489442042</id><published>2006-04-12T13:12:00.000+03:00</published><updated>2006-04-12T17:19:22.743+03:00</updated><title type='text'>Yine Sobelenmişim :)))</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Ranacığım beni sobelemiş, walla daha bugün farkettim. Baya bi uzunmuş ama sabırla cevaplıyorum :))&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;1. En beğendiğiniz huyunuz:&lt;/strong&gt; Pratik çözümler üretebilmem, sabırlı olmam..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;2. Hiç beğenmediğiniz huyunuz:&lt;/strong&gt; Herkesi kendim gibi sanmam. İnsanlara fazla güvenmem (Ranacım aynıyız galiba bu konuda)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;3. En beğendiğiniz yeriniz:&lt;/strong&gt; Kulaklarım (küçücük) ve bacaklarım&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;4. Hiç beğenmediğiniz yeriniz:&lt;/strong&gt; Çenem (yapı itibariyle tabi :)) yoksa çok düşük değildir :) )&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;5. Çantanızda mutlaka bulunması gerekenler:&lt;/strong&gt; Cüzdanım, telefonum, anahtarlarım, ruhsatım, not defteri ve kalem.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;6. Çantanızda asla bulunmaz:&lt;/strong&gt; Makyaj çantası taşımam.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/hyundai.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="66" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/hyundai.0.jpg" width="200" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;7. Arabanızın markası:&lt;/strong&gt; Hyundai Accent Admire&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/volvo.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/volvo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;8. Hayalinizdeki arabanız:&lt;/strong&gt; Volvo –çocukluğumdan beri en beğendiğim marka- bir de Mustang i severim&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/pizza.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/pizza.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;9. En sevdiğiniz yemek:&lt;/strong&gt; Asla hayır diyemeyeceğim hatta tokken bile tadacağım; yaprak sarması, pizza.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/yunus.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/yunus.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;1&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;0. En sevdiğiniz hayvan:&lt;/strong&gt; Yunus, at ve köpek (sırasıyla en sevdiğim türler) evde muhabbet kuşum ve balığım var tabi, onları da seviyorum doğal olarak :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;11. En korktuğunuz hayvan:&lt;/strong&gt; Korkmam.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/cerruti.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="81" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/cerruti.jpg" width="90" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;12. Kullandığınız parfüm:&lt;/strong&gt; Cerruti 1881&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;13. Kullandığınız Cilt Bakım Ürünleri:&lt;/strong&gt; Loreal ve Dove sabun.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;14. Hergün mutlaka yaparsınız:&lt;/strong&gt; Araba kullanırım, kitap okurum ve mutlaka hafif de olsa müziğim çalar...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;15. Hergün yapmayı ihmal edersiniz:&lt;/strong&gt; Kendimi ihmal ediyorum sanırım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;16. Giyim tarzınız:&lt;/strong&gt; Rahat kıyafetler tercih ederim genellikle, renk uyumuna dikkat ederim bir de, onun dışında belli bir tarzım yok, klasik ama „yakışanı“ cevabı benim için uygun :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;17. Asla giymeyeceğiniz:&lt;/strong&gt; Rüküş şeyler, bir de fazla pullu, püsküllü, çok parlak şeyler asla giymem.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/nokia6230.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="97" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/nokia6230.0.jpg" width="61" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;18. Cep telefonunuzun markası:&lt;/strong&gt; Nokia 6230&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;19. Bilgisayarınızın markası:&lt;/strong&gt; Evdeki toplama, ama Toshiba laptop yolda geliyor :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;20. Karşı cinste hoşlandığınız tip:&lt;/strong&gt; Kumral ya da esmerleri severim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;21. Karşı cinste hoşlandığınız özellikler:&lt;/strong&gt; Kendini bilen, sevimli, dürüst&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/brucewillis.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/brucewillis.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;22. En beğendiğiniz oyuncu:&lt;/strong&gt; Bruce Willis&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;23. Benzetildiğiniz oyuncu:&lt;/strong&gt; Öyle biri yok :))&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bradpitt.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/bradpitt.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;24. Film çevirmek istediğiniz bir ünlü:&lt;/strong&gt; Film çevirmek istemem ama illa ki olacaksa Brad Pitt olsun bari :))&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;25. Başka bir şey yapmak istediğiniz ünlü:&lt;/strong&gt; Doğrusu hiç ünlü merakım yok.. Bu yüzden aklıma bişi gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;26. Karanlıktan korkar mısınız?&lt;/strong&gt; Hayır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;27. Korkutmayı sever misiniz?&lt;/strong&gt; Hayır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;28. Hiç sevmediğiniz yemek:&lt;/strong&gt; Kereviz&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bjk.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/bjk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;29. Tuttuğunuz takım: &lt;/strong&gt;BEŞİKTAŞ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/nba.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/nba.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;30. Hangi dalda bir sporcu olmak isterdiniz?&lt;/strong&gt; Basketbol, gülmeyin ama çocukken en büyük hayalim NBA de oynamaktı (ama erkek liginde :)) )&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;31. En büyük hayaliniz:&lt;/strong&gt; Öldükten sonra hatırlanabileceğim bir iz bırakmak. Bir de başarılı bir fabrika sahibi olmak.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;32. Gerçekleştirdiğiniz bir hayaliniz:&lt;/strong&gt; Araba sahibi oldum, iyi mevki, çift diploma, tecrübe... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;33. Asla yapmam dediğiniz bir çılgınlık:&lt;/strong&gt; Aklıma birşey gelmiyor, çılgınlık yaparım ama mantık dışı abuk şeyler yapmam herhalde.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bungee.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="102" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/bungee.jpg" width="119" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;34. Yapabilirim dediğiniz bir çılgınlık:&lt;/strong&gt; Bungee jumping&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;35. Sobelediğim arkadaşlarım:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;Nilüfer &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;Ev perisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114484895489442042?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114484895489442042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114484895489442042' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114484895489442042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114484895489442042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/yine-sobelenmiim.html' title='Yine Sobelenmişim :)))'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114467068690899338</id><published>2006-04-10T15:02:00.000+03:00</published><updated>2006-04-10T15:06:13.316+03:00</updated><title type='text'>Günün Sözü</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/tozudumana.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/tozudumana.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#999999;"&gt;kigem&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114467068690899338?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114467068690899338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114467068690899338' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114467068690899338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114467068690899338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/gnn-sz.html' title='Günün Sözü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114467296306852800</id><published>2006-04-10T14:20:00.000+03:00</published><updated>2006-04-10T17:11:38.643+03:00</updated><title type='text'>Ya bir dostum bile olmasaydı....</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Günlerdir hatta haftalardır elimi eteğimi çekmiştim herşeyden... Ama bunun yanında depresif hallerin içindeydim. Herşeyi kafama takıyorum, uyku uyuyamıyorum, en ufacık bir şeye canım sıkılıyor. Hiç ağlamayan -en azından orta yerde- ben hüngür hüngür ağlamak istiyorum. Açılırım gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bahara bağlıyordum uzun süredir de.. Bahane mi yok.. Bahane çok da, bu bahar eskiden gelmiyor muydu anacım, neden çarpmıyordu o zamanlar beni. Bi de Yasemin’ i tabe :))) Onunla da konuşuyoruz, durum aynı. Dengem kaçtı diyor. Diyorum acaba otuz yaş üstü krizi gibi bişi mi var da biz bu krizin başrol oyuncusuyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bahaneleri bir kenara bırakırsak, içinde bulunduğum durum, tüm bu kriz ve bahanelerin üzerine ilave olan, birkaç büyütülmüş küçük sorundan başka bir şey değildi elbette. İnsan hiç, “Allah’ ım beni değiştir” diye dua eder mi? Ediyordum işte, hani üzerimdeki kimlikten hoşnut değilim de, yeni bir ısmarlama yapıyorum gibi. Töbe töbeeee..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/Yase.7.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 1px 0px; WIDTH: 154px; CURSOR: hand; HEIGHT: 123px" height="129" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/Yase.3.jpg" width="162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Herşeyden ama herşeyden önce bu zor günlerimde ve aslında her zaman yanımda olduklarını bildiğim iki DOSTUMA teşekkür borçluyum. Birisi Yasemin; birkaç yakın dostumdan biri, canım benim ve Serkant; &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/Serkant.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 1px 10px; WIDTH: 124px; CURSOR: hand; HEIGHT: 189px" height="193" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/Serkant.0.jpg" width="129" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;kardeşim, kankam, canım, herşeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu seferki depresyonumu onlar çekip çıkardılar ruhumun en dip köşesinden. Gerçi dostlarımın kıymetini her zaman bildim ve her zaman ben de onlarlayım ama... Böyle zamanlarda nasıl büyük hazine olduklarını bir kez daha anlıyor insan. İnsanın ağlayacam gel diyebileceği ya da gecenin 11 inde ben geldim deyip, kafanı şişirecem derdimle diye kapısına dayanabileceği ve sorgusuz kabul edilebileceği dostlarının olmasının dünyada hiçbir şeye değişilemeyecek hazinesi olduğunu yeniden anlamak bile mutluluğun bir büyük bölümü...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;İyi ki varsınız....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114467296306852800?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114467296306852800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114467296306852800' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114467296306852800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114467296306852800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/ya-bir-dostum-bile-olmasayd.html' title='Ya bir dostum bile olmasaydı....'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114422133017434976</id><published>2006-04-05T10:07:00.000+03:00</published><updated>2006-04-05T10:15:30.453+03:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/selale.0.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/selale.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#6633ff;"&gt;UZUN BİR ARADAN SONRA&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#6633ff;"&gt;HERKESE GÜNAYDINLAR&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#6633ff;"&gt;MUTLU SABAHLAR&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114422133017434976?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114422133017434976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114422133017434976' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114422133017434976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114422133017434976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/04/gnaydin.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114250837133571330</id><published>2006-03-16T13:18:00.000+02:00</published><updated>2006-03-16T13:26:11.776+02:00</updated><title type='text'>Garip ama gerçek bir olay...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc9933;"&gt;&lt;strong&gt;BEYİN TIKACI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ilginç öykü ABD' den Alexandra Donahue'nun arkadaşı Linda'nın başından geçiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkansas'a akrabalarını ziyarete giden Linda, alışveriş için bir süpermarkete gider. Arabasını park ederken yanındaki park etmiş arabanın sürücü mahalinde oturan kadın dikkatini çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın ellerini başının arkasına kavuşturmuş, gözleri kapalı, kıpırdamadan durmaktadır. Linda, kadının durumunda bir tuhaflık sezer, ancak müdahale etmez. Alışverişini tamamlayıp, arabasına döndüğünde kadını hala aynı pozisyonda görünce dayanamayıp arabanın camına vurur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İyi misiniz?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın cevap verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Başımdan vuruldum. Beynim dışarı akmasın diye tutuyorum".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cevap üzerine telaşlanan Linda, süpermarket yetkililerinden yardım ister. Ambulans çağrılır. Otomobilinin kapı kilidi kırılarak açılır ve kadın dışarı çıkartılır. Ancak büyük bir şaşkınlıkla kadının başının arkasında bir parça ekmek hamurunu sıkıca bastırarak tuttuğu görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda olay anlaşılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadının marketten satın aldığı mayalı ekmek hamurunun poşeti, otomobilin içindeki sıcak havanın etkisiyle, tabanca sesine benzer bir sesle patlamış; hamur parçaları büyük bir hızla çevreye saçılmıştır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc9933;"&gt;&lt;strong&gt;Duydugu sesi tabanca sesi, başının arkasına yapışan hamuru kurşun deliğinden dışarı sızan beyni sanan kadın, Linda'nin gelişiyle sanal kâbustan kurtulur.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114250837133571330?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114250837133571330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114250837133571330' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114250837133571330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114250837133571330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/garip-ama-gerek-bir-olay.html' title='Garip ama gerçek bir olay...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114250279422841381</id><published>2006-03-16T11:36:00.000+02:00</published><updated>2006-03-16T11:55:36.223+02:00</updated><title type='text'>Bunları biliyor musunuz?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu ?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların % 23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• İdrarın zifiri karanlıkta parladığını?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Hapşırmayı engellemeye çalışırsan,başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Hapşırdığın sırada gözlerini acık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Domuzların vücut yapılarından dolayı hicbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Dünya nüfusunun % 50 sinin hiç telefonla konuşmadığını?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Farelerin ve atların kusamadıklarını?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• 1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını % 700 arttırdığını?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;• Çakmağın kibritten önce&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114250279422841381?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114250279422841381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114250279422841381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114250279422841381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114250279422841381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/bunlar-biliyor-musunuz.html' title='Bunları biliyor musunuz?'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114250177946583651</id><published>2006-03-16T09:25:00.000+02:00</published><updated>2006-03-16T11:36:19.796+02:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 256px; CURSOR: hand" height="253" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin-peri.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;GÜNAYDINLAR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;MUTLU SABAHLAR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;MUTLU GÜNLER&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114250177946583651?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114250177946583651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114250177946583651' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114250177946583651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114250177946583651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/gnaydin_16.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114180813181348563</id><published>2006-03-08T10:52:00.000+02:00</published><updated>2006-03-08T11:33:26.546+02:00</updated><title type='text'>Fıkra - Kadınlar Günü</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#9999ff;"&gt;&lt;strong&gt;Dünya kadınlar gününde bir çok ülkeden kadının katıldığı Dünya Kadın Örgütü toplanmış. Kararlar alıyorlar. Kadınları kimse ezemez. Herkes eşittir vs. Bundan sonra kendimizi ezdirmeyeceğiz kocalarımızın isteklerini yerine getirmeyeceğiz demişler. Sonuçlarını da gelecek sene tekrar toplanıp değerlendirmek üzere kongreyi bitirmişler. Aradan 1 sene geçmiş. Tekrar toplanmışlar. Sonuçları değerlendiriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce İtalyan kadın söz almış;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Eve ilk gittiğimde kocam benden yemek yapmamı istedi, bende bundan sonra yemek yapmayacağımı kendisinin yemek yapması gerektiğini söyledim.&lt;br /&gt;1. gün bişey göremedim,&lt;br /&gt;2. gün kendisine yemek yaptı,&lt;br /&gt;3. gün bana da yemek yaptı o günden beri evde yemeği kocam yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıra Alman kadına gelmiş;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İlk gün eve gittim. Kocam benden elbiselerini yıkamamı istedi. Ben de ona bundan sonra temiz elbise giymek istiyorsa kendisinin yıkayacağını söyledim.&lt;br /&gt;1. gün bişey göremedim,&lt;br /&gt;2. gün kendisinin elbiselerini yıkadı,&lt;br /&gt;3. gün benimkileride yıkadı. O günden beri evdeki bütün elbiseleri yıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#9999ff;"&gt;&lt;strong&gt;Sıra bizim Türk kadına gelmiş;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İlk gün eve gittim. Kocam bulaşıkları yıkamamı istedi. Bende ona bundan sonra temiz tabakta yemek yemek istiyorsa bulaşıkları yıkaması gerektiğini söyledim.&lt;br /&gt;1. gün bişey göremedim,&lt;br /&gt;2. gün bişey göremedim,&lt;br /&gt;3. gün gözümün birisi azcık açıldı görmeye başladım.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114180813181348563?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114180813181348563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114180813181348563' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114180813181348563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114180813181348563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/fkra-kadnlar-gn.html' title='Fıkra - Kadınlar Günü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114180544446143441</id><published>2006-03-08T09:49:00.000+02:00</published><updated>2006-03-08T10:50:04.453+02:00</updated><title type='text'>8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/DunyaKadinlarGunu1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 1px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/DunyaKadinlarGunu2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#999999;"&gt;Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;DÜNDEN BUGÜNE "KADINLAR GÜNÜ"&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/DunyaKadinlarGunu3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bu gün bir Dünya Kadınlar Günü olmasını sağlayan tarihteki bazı önemli kilometre taşları şöyle:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1857 New York: Kadınlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar. Polis tarafından dağıtıldılar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü. Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan "Ekmek ve Gül" idi. Ekmek yaşama güvencesi, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1909: İlk Kadın Günü 28 Şubat'ta kutlandı. Avrupa'daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1910: Clara Zetkin isimli bir Alman sosyalist kadın, kadın Sosyalist Enternasyonali'nde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1911: Kophenhag kararından sonra ilk kez 19 Mart ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar. Oy verme, seçme seçilme hakları yanı sıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler.&lt;br /&gt;Bu kutlamalardan 2 hafta sonra Triangel yangınında 140 kadın öldü. Bu olay Amerika çalışma kurallarını büyük ölçüde etkileyen bir yere sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1917: Rus kadınlar "ekmek ve barış" için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler. Bu olay 8 Mart'ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;1977: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak 8 Mart'ı kabul etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;TÜRKİYE'DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;br /&gt;İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/DunyaKadinlarGunu4.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/DunyaKadinlarGunu4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasının talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve bilgiyi aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve onunla donanmak mecburiyetindedir. Türk sosyal hayatında kadınlar ilim ve bilgi yönünden ve diğer hususlarda erkeklerden asla geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mustafa Kemal ATATÜRK - 1923&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;KADIN&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kimi der ki kadın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Uzun kış gecelerinde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yatmak içindir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kimi der ki kadın yeşil bir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Harman yerinde dokuz zilli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Köçek gibi oynatmak içindir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kimi der ki ayalimdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Boynumda taşıdığım vebalimdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kimi der ki hamur yoğuran&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;O benim kollarım bacaklarım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yavrum, anam, karım, kız kardeşim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hayat arkadaşımdır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Nazım Hikmet&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114180544446143441?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114180544446143441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114180544446143441' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114180544446143441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114180544446143441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/8-mart-dnya-kadinlar-gn.html' title='8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114180339807948710</id><published>2006-03-08T09:35:00.000+02:00</published><updated>2006-03-08T09:36:38.320+02:00</updated><title type='text'>** GÜNAYDIN **</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin-04.gif"&gt;&lt;img style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin-04.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114180339807948710?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114180339807948710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114180339807948710' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114180339807948710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114180339807948710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/gnaydin.html' title='** GÜNAYDIN **'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114174340070456305</id><published>2006-03-07T16:37:00.000+02:00</published><updated>2006-03-07T16:56:41.053+02:00</updated><title type='text'>Üç şeyi doğru seç...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Eğer; ilerde bir gün arkanı dönüp KEŞKE demek istemiyorsan… 3 Şeyi doğru seç…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Eşini doğru seç…&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Doğru eş her zaman uzun zaman flort ettiğin kişi değildir.&lt;br /&gt;Önemli olan kısa zamanda da olsa fikirlerinin uyuştuğu,&lt;br /&gt;Yaşam tarzlarının benzediği,&lt;br /&gt;Espiri anlayışının yakın olduğu,&lt;br /&gt;Zor zamanların da hep yanında olacağını bildiğin,&lt;br /&gt;Dertlerini, sevinçlerini paylaşabileceğin,&lt;br /&gt;Fikirlerine, olaylara bakış açısına güvendiğin,&lt;br /&gt;Senin fikirlerine saygı duyan,&lt;br /&gt;Konuşmaktan sıkılmayacağın,&lt;br /&gt;Hayata küstüğün zaman seni kabuğundan çıkartıp eğlendirebilen,&lt;br /&gt;Gözlerine baktığında ne söylemek istediğini anladığın,&lt;br /&gt;Aynı zamanda iyi bir arkadaş,&lt;br /&gt;Fiziksel görünüşün dışında da seni sen olduğun için sevebilecek ve bunu kaldırabilecek birini eş olarak seçmelisin! ! !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya da böyle biri var mı? diye sorabilirsiniz şimdi… Emin ol var!!&lt;br /&gt;Tabii ki sayıları fazla değil.. Hatta hayatta insanın karşısına ya 1 ya da 2 kere çıkar, belki de hiç çıkmaz... Önemli olan onu fark edebilmek…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Eğer bu satırları okunduğunda aklından bu özellikleri barından bir isim geçirmişsen çok şanlısın… Ne olursa olsun onunla birlikte olmak için elinden geleni yap… Çünkü bir daha onun gibisini bulma şansın çok az emin ol. Bütün aptal aşıklar gibi ilk hareketi ondan beklersen çok geç kalırsın..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Eğer bu satırlar sana böyle birini çağrıştırmıyorsa.. ya da şu an evliysen yapacak bir şey yok… Ama henüz bekarsan onu aramaya hemen başla! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! Onu fark edebilmek için sadece etrafına bakman yeterli olacaktır. Çünkü o da sana bakıyor olacak! ! !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* İşini doğru seç…&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Doğru iş rahat iş değildir…&lt;br /&gt;Çok kazandıran iş de değildir…&lt;br /&gt;Kariyer de değildir…&lt;br /&gt;Klimalı büro ortamı da değildir..&lt;br /&gt;Doğru iş olmaktan zevk aldığın yerdir…&lt;br /&gt;Sabahleyin kalktığında gitmekte üşenmediğin, bıkmadığın yerdir…&lt;br /&gt;Tabii yanında rahatlık, para, kariyer varsa ne ala…..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Arkadaşlarını doğru seç…&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sayıda arkadaşın olması "iyi arkadaşın" olduğunun ispatı değildir…&lt;br /&gt;Güzel günlerdeki arkadaşlıklar geçicidir…&lt;br /&gt;Mutluluklarının yanında, acılarını da paylaşabileceğin,&lt;br /&gt;Fikirlerine ihtiyaç duyabileceğin,&lt;br /&gt;Her zaman yanında olmasını isteyeceğin,&lt;br /&gt;Senin madnen değil manen zengin eden,&lt;br /&gt;Bir tek arkadaş sana çok şeyler katacaktır…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#999999;"&gt;Kaynak : ?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114174340070456305?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114174340070456305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114174340070456305' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114174340070456305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114174340070456305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/eyi-doru-se.html' title='Üç şeyi doğru seç...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114172419832153008</id><published>2006-03-07T11:25:00.000+02:00</published><updated>2006-03-07T11:55:24.763+02:00</updated><title type='text'>Ne almayı düşünüyorum?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Önceki postumdan da anlamışsınızdır belki ama yine açıkça belirteyim; En sevdiğim, hayran olduğum toplulukların başında gelir "Kızılderili" ler. Felsefeleri, yaşayışları, özgür ruhları, herşeyiyle harika bir toplumdur bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte onlarla ilgili neler bulabilirim diye, internet deryasında dolanırken, bir kitap gözüme ilişti. Sunay Akın' ın bir kitabı... İşte bu kitabı satın alıp, okumayı düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 1px 10px; CURSOR: hand" height="294" alt="Kız Kulesindeki Kızılderili" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/kitap-kizilderili.jpg" width="202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kız Kulesindeki Kızılderili&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yaz akşamı, Boğaz' ın ortasındaki Kız Kulesi' nin beyaz duvarlarında, Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, o an, omuzunuza konan martı kulağınıza şunları söyleyecektir: "Kız Kulesi' ne de bakıyorsun, Kızılderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun... Gel benimle."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114172419832153008?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114172419832153008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114172419832153008' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114172419832153008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114172419832153008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/ne-almay-dnyorum.html' title='Ne almayı düşünüyorum?'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114172303306579588</id><published>2006-03-07T11:10:00.000+02:00</published><updated>2006-03-07T11:38:47.053+02:00</updated><title type='text'>Kızılderili Atasözleri...</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kizildereli-08.0.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/kizildereli-08.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc6600;"&gt;*ARKAMDA yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz.&lt;br /&gt;(Ute Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.&lt;br /&gt;(Hopi Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.&lt;br /&gt;(Apache Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır.&lt;br /&gt;(Siyu Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir kere al şunu demek, iki kere ben vereceğim demekten iyidir.&lt;br /&gt;(Kabilesi bilinmiyor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli.&lt;br /&gt;(Siyu Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi makoseninin içine bak&lt;br /&gt;(Sauk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir düşman çok, yüz dost azdır.&lt;br /&gt;(Hopi Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır.&lt;br /&gt;(Cherokee Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü!&lt;br /&gt;(Cheyenne Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır.&lt;br /&gt;(Mohawk Kabilesi)&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114172303306579588?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114172303306579588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114172303306579588' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114172303306579588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114172303306579588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/kzlderili-ataszleri.html' title='Kızılderili Atasözleri...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114165704371489358</id><published>2006-03-06T16:48:00.000+02:00</published><updated>2006-03-06T17:04:05.246+02:00</updated><title type='text'>Güneşin Battığı Yerde</title><content type='html'>&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Hiç bahsetmiş miydim bilmem, ama sadece çok yoğun duygular içinde olduğumda, yoo bazen eser zamanlarda, garip yerlerde, bir iki dize karalarım. Şair değilim yanlış anlaşılmasın. Keşke, nerde.. Ama yazmayı da okumayı da severim. Nerden çıktı şimdi bu derseniz. Bir ara antolojiyi dolaşırken, dur şu şiirlerimden birini bloguma ekleyeyim dedim -naçizane- ve aşağıdakini seçtim. Bunun özel bir sebebi yok, kura çektim buna çıktı :) Buyrunuz efendim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/ayirac_79.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;strong&gt;Güneşin Battığı Yerde&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" height="188" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/gunbatimi-02.jpg" width="261" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;Güneşin battığı yerde&lt;br /&gt;Delice esen ılık yelde&lt;br /&gt;Ümitlerim filizlenir&lt;br /&gt;Tıpkı uçsuz bucaksız denizlerin&lt;br /&gt;Üzerinde ışıldayan yakamoz gibi&lt;br /&gt;Ümitlerimin parlamasını beklerim&lt;br /&gt;Ne ümitler dallanır&lt;br /&gt;Ne hayaller sonlanır&lt;br /&gt;Fırtınalar kopar gönlümde&lt;br /&gt;Güneşin battığı yerde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#cc6600;"&gt;&lt;em&gt;Hale ÖĞSÜZ&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114165704371489358?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114165704371489358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114165704371489358' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114165704371489358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114165704371489358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/gnein-batt-yerde.html' title='Güneşin Battığı Yerde'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114163636065207487</id><published>2006-03-06T10:25:00.000+02:00</published><updated>2006-03-06T11:17:28.360+02:00</updated><title type='text'>Aaaa, ben de sobelenmişim...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;Haftanın ilk mesajını postaladıktan sonra, sevgili dostlarımın bloglarını dolaşayım dedim birazcık da.. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://ranabuzyumosmaceralari.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;Ranacıımın&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt; bloguna girdim, yazılarını okuyorum, yavaş yavaş aşağı indim, bir de ne göreyim, Lerzancıımla beni sobelemiş. Ben de soruları yanıtlayayım bari :))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* Yaptığım 4 iş:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Dj lik yaptım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Özel ders verdim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;3- Teknik ressam ve kalite kontrolcü olarak çalıştım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;4- İşletme Md. yaptım (şuan da aynı işi yapıyorum :) )&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* Defalarca izleyebileceğim 4 film veya dizi:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Romeo Ölmeli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Matrix&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;3- Özel Bir Kadın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;4- Godfather&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* İzlediğim 4 televizyon programı: &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Kanıt Peşinde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Kırık kanatlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;3- Ihlamurlar Altında &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;4- Benimle danseder misin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* Tatil için gittiğim 4 yer:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Y. Foça &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Çeşme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;3- Bodrum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;4- Antalya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* En sevdiğim 4 yiyecek:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Zeytinyağlı dolma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Mercimek Çorbası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;3- Hünkar beğendi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;4- Pizza&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* Hemen şimdi olmak istediğim 4 yer:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Sıcak kumlar, deniz, güneş - her neredeyse-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Singapur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;3- Japonya (uzak doğuyu seviyorum napiim :) )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;4- Mısır&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;* Sobelediğim iki blogcu:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;1- Ev perisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;2- Nilüferce&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114163636065207487?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114163636065207487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114163636065207487' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114163636065207487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114163636065207487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/aaaa-ben-de-sobelenmiim.html' title='Aaaa, ben de sobelenmişim...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114163310193669291</id><published>2006-03-06T10:05:00.000+02:00</published><updated>2006-03-06T10:23:01.296+02:00</updated><title type='text'>İyi Haftalar</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://merry.sitemynet.com/resim/iyihaftalar-03.gif"&gt;&lt;img style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/iyihaftalar-03.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114163310193669291?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114163310193669291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114163310193669291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114163310193669291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114163310193669291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/iyi-haftalar.html' title='İyi Haftalar'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114129898368650713</id><published>2006-03-02T13:13:00.000+02:00</published><updated>2006-03-02T13:32:03.636+02:00</updated><title type='text'>Sudoku</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Epey süredir adını duyduğum bu oyun, birkaç gündür beni de sarmalamaya başladı. Kardeşim bahsedip duruyordu. Boş zamanlarımızda sudoku oynuyoruz, şöyle güzel böyle zevki. Dün akşam evde ne kadar bulmaca gazetesi varsa sudoku içeren, hepsini ayıkladık kardeşimle beraber. Sonra olayı kavrayınca, hoşuma gitti. Dedim bana da linkini gönder, bilgisayar ortamında da çözeyim fırsat buldukça...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sudoku.png"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/sudoku.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Oyunun kuralları çok basit. Rakamlarla oynanıyor ama matematikle ilgisi yok, sadece mantık yürüterek oynanıyor. Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya dokuz kareden oluşan grafik, kendi içinde de dokuzar karelik bölümlere ayrılmış durumda. Bu karelere 1' den 9' a kadar rakamlar yerleştiriyorsunuz. Amaç tüm kareleri doldurmak. Bulmaca zorluk derecesine göre de ayrılıyor. Her sırada ve kendi içinde bölünmüş her dokuz karelik bölümde aynı rakamdan bir tane olması gerekiyor. Oyunun bu kadar ilgi görmesinin asıl nedeni de beyni sağlıklı tutması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz bütün dünyayı sarmış durumda bu oyun. Hatta milli takımları kuruluyor, şampiyonaları yapılıyor. Kısacası, güzel, beyni çalıştıran, dikkati arttıran bir oyun diye düşünüyorum, ilk izlenim olarak. Ama oyuna daha fazla ısındıkça, araştırma yaptıkça, edindiğim bilgileri aktarırım sizlere de.. Bu arada şu an bu oyunu oynadığım sitenin linkini de aşağıda veriyorum. Başka güzel siteler bulursam yine yayınlarım. Tabi sizin bildikleriniz varsa ve bildirirseniz de sevinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.websudoku.com/" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;http://www.websudoku.com/&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik benden bu kadar. Biraz SUDOKU oynayayım bari :)))&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114129898368650713?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114129898368650713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114129898368650713' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114129898368650713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114129898368650713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/sudoku.html' title='Sudoku'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114120627503755919</id><published>2006-03-01T10:40:00.000+02:00</published><updated>2006-03-01T12:01:41.010+02:00</updated><title type='text'>Günün Sözü</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/soz-01.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/soz-01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#999999;"&gt;Kaligrafi : &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kaligrafim.com" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:Monotype Corsiva;font-size:85%;color:#999999;"&gt;Suat TEKİN&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114120627503755919?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114120627503755919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114120627503755919' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114120627503755919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114120627503755919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/03/gnn-sz.html' title='Günün Sözü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114105146795092029</id><published>2006-02-27T16:28:00.000+02:00</published><updated>2006-02-27T16:44:31.600+02:00</updated><title type='text'>Burcunuza Göre Makyajda Püf noktalar</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/burcmakyaj.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/burcmakyaj.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Burçların hayatımızdaki yeri malum. Doğumumuzdan başlayarak hayatımızın her evresini etkileyen burçlar, güzelliğin en önemli tamamlayıcısı olan makyajda da kendini gösteriyor.&lt;br /&gt;Güzellik uzmanları her zaman kadınları kişilikleri, yüz tipleri ve bulundukları ortama göre makyaj uygulamalarını öneriyor. İşte bu sebeble astrolojide yer alan toprak, hava, ateş ve su guplarından yola çıkılarak uygulanan makyaj stillerinden biri de sizin için....&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Ateş grubu iddialı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Koç, Aslan ve Yay bu grubun temsilcileri. Ateş grubu kadınları, dikkat çekmeyi ve çekiciliklerini ön plana çıkarmayı seviyorlar. Fark edilmek en büyük tutkuları. Makyajlarında da dikkat çekici çizgileri ve renkleri kullanmaları gerekiyor. Ateş grubu kadınlarının rengi kırmızı ve siyah. Gözlerde siyah far ve kalem kullanmaları öneriliyor. Eye-liner, göz makyajının vazgeçilmez ürünü. Gölgelemelerde beyaz farlar çok işlerine yarıyor. Rujda ve allıkta kırmızı tonları tercih ederlerse içlerindeki dikkat çekme isteğini tatmin edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Su grubu sezgisel&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Yengeç, Akrep ve Balık bu grubun burçları. Grubun rengi yeşil. Sezgilerin ve içgüdülerin temsilcisi su grubu, yeşilin her tonunu kullanabiliyor. Özellikle nil yeşili kullandıklarında daha gizemli mesajlar verebilirler. Göz makyajında vazgeçemeyecekleri, kahverengi kalemler ve beyaz farlarla yapılmış gölgeler. Çocuksu tenlerine şeftali rengi allık kullanmaları gerekiyor. Ruj seçiminde ise pembenin bütün tonları, ayrıca oranj, su grubu kadınlarının kullanması gereken renkler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Hava grubu bağımsız&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Hava grubunun burçları olan İkizler, Terazi ve Kova, özgürlüğün ve bağımsızlığın temsilcileri. Hava grubu kadınlarının rengi, mavi ve pembe. Gözlerde maviden laciverte kadar her tonu rahatlıkla kullanabiliyorlar. Yanaklarda ise pembe allık ciltlerine ışıltı katıyor. Ruj seçiminde de yine pembe ve tonları ağırlık kazanıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Toprak grubu sakin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Toprak grubu kadınları sakin ve evcimen tabiyatlı. Boğa, Başak ve Oğlak bu gruptan. Abartıyı sevmiyor ve sadeliği tercih ediyorlar. Makyajda da sade ve göze çarpmayan renkleri uygulamaları gerekiyor. Kahverengi, toprak grubunun rengi. Yüzün her kısmında kahverengiyi rahatlıkla kullanabilirler. Farlar, allıklar, rujlar hep bu rengin hakimiyetinde. Pastel tonlardan seçecekleri makyaj malzemeleri kullanmaları öneriliyor. Açık tenliler, şeftali tonlarını da makyajlarında uygulayabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114105146795092029?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114105146795092029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114105146795092029' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114105146795092029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114105146795092029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/burcunuza-gre-makyajda-pf-noktalar.html' title='Burcunuza Göre Makyajda Püf noktalar'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114104610018914192</id><published>2006-02-27T15:10:00.000+02:00</published><updated>2006-03-02T13:58:42.016+02:00</updated><title type='text'>Bilinçaltınızı yönlendirmenin püf noktaları</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bilincalti.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333399;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/bilincalti.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333399;"&gt;Ne düşünürsen başına o gelir. Kötü şans peşinizi bırakmıyor mu? Korktuğunuz her şeyin başınıza gelmesinden şikayet mi ediyorsunuz? Peki sizce bunun sorumlusu kim olabilir? Aslında olumsuz düşünceleri bir kenara bırakıp, pozitif düşüncenin gücünü keşfederseniz hayat daha keyifli olabilir. Bunu başarmak sandığınızdan daha kolay. İşte bilinçaltınızı yönlendirerek mutlu yaşamanın yöntemleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen, korkularımızla karşı karşıya gelmemizin nedeninin sadece kendi bilinçaltınız olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Bizi kötü alışkanlıklarımıza sıkı sıkıya bağlayan dış kaynaklı programların silinmesi için, derin yönetimi, içe dönük konuşma ile bizi bağımlılıktan kurtaracak yeni programlarla aldatmak gerekir. Çünkü beynimizdeki Alaeddin’in lambasında oturan dev , elleri bağlı emrimize hazır bir şekilde beklerken sıklıkla tekrarladığımız cümlelere inanır, onları emir olarak kabul eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Bilinçaltı, neyin gerçek olduğunu neyin olmadığını bilmez. Ona anlattığınız her şeyi emir olarak algılar ve buna göre hareket eder. Bir nevi aptal kutusudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Söylenen şeyin doğru veya yanlış, , mantıklı veya mantıksız olduğuna da bakmaz. Ona ne söylerseniz onu yapacaktır. Başka seçeneği yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bilinçli veya bilinçsiz yaptığımız her seçim bilinçaltına gönderdiğimiz gizli bir emirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Bu yöntemde , bilinçaltınıza verdiğiniz emirler ayrıntılı ve kesin olmalıdır. Belirsizlik, çözüm imaları ve beklentiler işe yaramaz. ‘ Sigarayı kesince kilo alıyorum’ tarzındaki söylem yanlış ve eski programdır. Doğrusu ; ‘Sigara içmiyorum, kilo da almıyorum.’ Hedef veya başarmak istediğimiz sonuç şimdiki zamanda ifade edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- ‘Sigara ve alkol sevmem , gerektiği kadar yerim, bir lokma bile fazla yemem’ gibi program cümleleri binlerce kere tekrarlanarak beyne yerleştirilir. Söylediğiniz şeyin gerçek olması gerekmez. Arkanızdan yalancı diyebilirler, hiç önemli değil. Nasıl olmak istiyorsanız önce onu belirleyin, her yere yazın, herkese söyleyin, sürekli tekrarlayın. Hepsi bu, başardınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Beynimizi bu yöntemle sürekli olarak doldurur ve meşgul edersek, eski programların hayat alanı giderek daralacak ve sonunda yaşama şansı kalmayacaktır. Eski bilgilerin oluşturduğu programlar ve bunların yönetim kurulu üyeleri derin yönetimden kovulacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Bütün alışkanlıklar, daha önce beynimize yerleşen şartlanmanın oluşturduğu programlardır. Eski bir alışkanlığı değiştirmek için, eski program bulunur, silinir ve yerine bizim yararımıza olan en doğrusu yazılır. Sonuçta özgürlük ve bağımsızlığa kavuşur ve kötü alışkanlıklarımızdan kurtuluruz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114104610018914192?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114104610018914192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114104610018914192' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114104610018914192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114104610018914192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bilinaltnz-ynlendirmenin-pf-noktalar.html' title='Bilinçaltınızı yönlendirmenin püf noktaları'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114105030842667358</id><published>2006-02-27T12:25:00.000+02:00</published><updated>2006-02-27T17:17:50.450+02:00</updated><title type='text'>Çalışanların Pazartesi Sendromu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Şehirli insan, yıllardır pazar akşamı başlayan, tatsız ve oldukça rahatsız edici bir stres türü ile boğuşuyor. Uzmanlar, buna Pazartesi Sendromu diyorlar. Üstelik, yapılan araştırmalar, en profesyonel insanların dahi, bu sendromu yaşadığım kanıtlıyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bunu herkes yaşıyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Zaman ile yarışılmadığı, rekabetin çok daha sınırlı olduğu, teknolojinin insanın karşısına her gün öğreneceği yepyeni detaylarla çıkmadığı eskilerde, haftanın her günü eşit değer taşıdığı için pazartesi günlerinin diğerlerinden herhangi bir farkı olmazken, modern zamanlarda insanoğlunun giderek artan günlük problemleri Pazartesi Sendromu'nun doğmasına neden oldu. New York'da yapılan bir araştırmaya göre, işinde en profesyonel olarak bilinen kişiler dahi bu sendromu yaşıyor. Haftanın beş iş günü boyunca, bazen neredeyse sadece uykuya ve yemeğe zaman bulabilen kariyer sahibi şehir insanı için, pazartesi günleri tekrar o yoğun iş temposuna ve karmaşaya dönmek, kendini unutmak ya da kendine doğru yürüyememek anlamına gelebiliyor. Peki, neden kimileri haftanın ilk günüyle barışık yaşayabilmenin yollarını keşfedebilmişken, diğerleri takvimden silinmesini isteyecek kadar pazartesiden nefret ediyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sorun nerede?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Öncelikle bu sorunun cevabını bulmak için, insanların pazartesi günleri kendilerini neden iyi hissetmediklerinin ardındaki gerçekleri araştırmamız gerekiyor. Belki de sorun, haftanın günlerinde değil de, kişinin yaptığı işten, kendi iç dünyasından da kaynaklanıyor olabilir, iş yerinde ve ofiste yaşanan sorunlar, bir süre sonra yapılan işten zevk almanızı engelleyebiliyor ve bu işi sadece para kazanmak için yaptığınızıı düşünmenize neden olabiliyor. İşte bu noktada da, pazartesi günleri kişi için gerilimi yeniden başlatan gün ya da bir simge anlamı taşıyabiliyor. İş arkadaşları ya da patron ile arada geçen sorunlara çözüm bulmak için, onlarla diyalog kurmak en etkili yöntem belki de... Ama asıl sorun iş ise, o zaman başka önlemler almak gerekebiliyor.İyi bir terapist, biraz kafanızı dağıtacak küçük uğraşılar, kısa aralıklarla temiz hava almak ve yeniden düşünmek gibi... Eğer yapılan işin artık kişiye hiçbir şey kazandırmadığına inanılıyorsa ya da gelecekteki beklentileri arasında bu işte kariyer yapmanın çok da cazip gelmeyeceği düşünülüyorsa, bu sorunu çözebilmek için iki seçenek bulunuyor...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Neler yapılmalı?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Bunun başında, yönetici ile konuşup, kişinin kendini daha fazla geliştireceğine inandığı bir departmana yönlendirilmesini istemesi geliyor. Eğer kişinin elinde böyle bir fırsat yoksa, radikal bir karar vererek işten ayrılmak ve bir süre hangi dala kanalize olacağını düşünmek ise verilebilecek en akıllıca ve cesur karar... Çünkü, her pazartesi stres altında ise gidilmesi, gerçekten sevilen işi aramaktan çok daha negatif bir taraf yükleyecektir kişiye. Eğer bu iki çözümü uygulayacak cesaret bulunamıyorsa, bir de şunu denemekte yarar var; her ne kadar sıkıcı ya da yorucu olsa da yapılan işten zevk alınmaya çalışılması. Örneğin, o işi kişinin kendinden başka kimsenin o denli iyi yapamayacağını düşünmeye çalışması, bir parça da olsa gerilimi hafifletecektir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çözüm pazartesi aktiviteleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Pazartesi günleri iş yerine en güzel giysiler, en hoş makyaj ve kısa bir yürüyüşün ardından gidilebilir. Böylelikle gün boyu alınacak iltifatlar o günün ilk iş günü olduğunu kişiye unutturacaktır. Öte yandan, özel hayatlarda karşılaşılan bazı sorunlar da Pazartesi Sendromu yaşanmasına neden olabilir. Örneğin, yeni bir annenin bebeğinin gece geç saatlerde uyanması, uykusunu böleceği için haftanın ilk iş gününü bir kabusa çevirebilir. Ya da partneriyle yaşadığı sorunlar, çalışma isteğini negatif yönde etkileyebilir. Tüm çözüm önerilerine rağmen, eğer hala pazartesi günleri kabusu yaşanıyorsa, son bir öneri daha sunuyor uzmanlar... Pazartesi iş çıkışlarında biraz daha sosyal aktivitelere yönelmek. Eğlenceli geçen pazartesi akşamları, böylelikle ayrı bir önem kazanabilir. Bu da pazartesi gününe duyduğunuz antipatinin tamamıyla unutulmasını sağlayabiliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/pazartesi.0.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/pazartesi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;Bu sendromu hepimizin atabilmesi dileğiyle, iyi haftalar..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114105030842667358?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114105030842667358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114105030842667358' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114105030842667358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114105030842667358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/alanlarn-pazartesi-sendromu.html' title='Çalışanların Pazartesi Sendromu'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114086422388138663</id><published>2006-02-25T12:40:00.000+02:00</published><updated>2006-02-27T15:23:31.913+02:00</updated><title type='text'>İYİ HAFTASONLARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/pembe-gul.2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/pembe-gul.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/bilincalti.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/pembe-gul.1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#da5163;"&gt;HERKESE, MUTLU, HUZURLU, NEŞELİ, EĞLENCELİ, GÜZEL BİR HAFTASONU DİLİYORUM...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114086422388138663?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114086422388138663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114086422388138663' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114086422388138663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114086422388138663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/iyi-haftasonlari.html' title='İYİ HAFTASONLARI'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114079656178911457</id><published>2006-02-24T16:48:00.000+02:00</published><updated>2006-02-25T12:22:02.420+02:00</updated><title type='text'>Orda bir köy var uzakta - Şirince</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#3333ff;"&gt;Aranızda giden var mıdır bilmem ama, gitmeyenlere, görmeyenlere tavsiye edeceğim, benim çok sevdiğim, küçük, sıcak, şirin bir köy ŞİRİNCE. Bir de benim gibi şarap sevenlerdenseniz, Şirince' ye mutlaka gitmelisiniz... Güzel doğası ve dünyaca meşhur evleri de görülmeye değer bence. Ben bu küçük köyü seviyorum. Özellikle baharda gidilesi, görülesi bir yer bence. İşte size bu güzel köy hakkında biraz bilgi.. Tercih sizin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sirince.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/sirince.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Şirince Selçuk'un tepelerinde, bağlar ve şeftali bahçeleriye örtülü güzel bir çanağın yamacına kurulu eski bir Rum köyü. Tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Halkı Rumeli göçmeni: güleryüzlü ve konuksever. Ev işi şarap yapıyorlar; dantel, zeytinyağı, keçi peyniri satıyorlar. Son yıllardaki turizm artışına karşın "köy" atmosferi henüz kaybolmadı. Geceleri son derece sakin. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sirince-ev.0.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Efes antik kenti köye 10 km, Kuşadası 28 km uzaklıkta. Ege'nin en güzel plajlarını içeren Samsun Dağı Milli Parkı otomobille 40 dakika. (Pamucak ve Kuşadası plajları daha yakın.) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ancak Şirince'nin kendisi o kadar güzel ki, günlerce hiçbir yere gitmeden köyün tadını çıkarmak mümkün. Köy çevresinde, beton ve dozer yüzü görmemiş güzel yürüyüş rotaları var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/uzum.jpg"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/uzum.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" height="93" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/uzum.jpg" width="75" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ev şarabı yapımı Şirince'nin eski bir geleneği. Köydeki 15 kadar lokanta, gözleme bahçesi ve şaraphanede köy şaraplarını tadabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sirince-ev.jpg"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 1px 10px; CURSOR: hand" height="203" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/sirince-ev.jpg" width="270" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Şirince geleneksel Ege köy mimarisinin güzel örnekleriyle dolu bir köy. Köydeki evlerin çoğu 100 ila 150 yıllık Rum evleri.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Köy 1986'da kentsel sit ilan edilerek koruma altına alındı. Ancak yanlış bürokratik anlayış nedeniyle, eski evlerin teker teker yıkılıp gitmesine karşı bir önlem alınamadı. Kaçak inşaatların önüne geçilemedi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Köyde bulunan iki harap kiliseden Aziz Yoannes Kilisesi, kapısındaki yazıta göre, daha eski bir kilisenin yerine 1805'te yapıldı. Yakın dönemde ABD'li bir vakfın yardımlarıyla onarıldı. Köy girişindeki Aziz Dimitrios Kilisesi bir dönem cami olarak kullanıldı. Son yıllarda hızla harabeleşti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;TARİHÇE&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yüz yıl önce Şirince 4 ila 5000 nüfuslu önemli bir Rum yerleşimi idi. Şirince doğumlu Yunanlı yazar Dido Sotiriou'nun Benden Selam Söyle Anado- lu'ya adlı romanı, Şirince'de mübadele öncesi dönemin yaşantısından ilginç bir kesit sunar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Köyün Kırkınca olan eski adı Rum söyleyişiyle Kirkince şeklini aldı. Türkler tarafından Çirkince olarak telaffuz edilen isim, 1930'larda İzmir valisi Kazım Dirik Paşa emriyle Şirince'ye çevrildi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;1923-24 nüfus mübadelesinde boşaltılan köye, Makedonya'nın Kavala bölgesinden gelen muhacirler yerleştirildi. Cumhuriyet döneminde iç göç nedeniyle nüfus azaldı. 1950'lere dek 2000 - 3000 nüfuslu bir belediye olan Şirince'de bugün yaklaşık 700 kişi yaşamaktadır. Gidenlerin çoğu Selçuk'a yerleşirken köydeki evlerinin işe yarar kısımlarını söküp götürdükleri için Şirince'nin mimari birikiminin bir kısmı kaybolmuştur. Köyün üst tarafındaki çıplak tepeler 1960 tarihli fotoğraflarda mamur, güzel mahalleler olarak görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Köyün başlıca gelir kaynakları şeftali, üzüm ve zeytindir. Ayrıca elma, ceviz, incir ve az miktarda tütün yetiştirilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114079656178911457?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114079656178911457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114079656178911457' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114079656178911457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114079656178911457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/orda-bir-ky-var-uzakta-irince.html' title='Orda bir köy var uzakta - Şirince'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114078917738097929</id><published>2006-02-24T15:39:00.000+02:00</published><updated>2006-02-24T16:33:43.383+02:00</updated><title type='text'>Abuk şeyler sadece bizde olmuyormuş...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/abuk.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 1px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/abuk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;1. Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için kendini asmış pozu verdi... Eve gelen eş kocasını o halde görrünce bayıldıi.. Kapıyı açık gören komşu kadın içeri girince iki cesetle karşılaştığını sanıp evi soydu. Topladıkları ile çıkarken Jake kadına bir tekme attı. Cesedin canlandığını sanan kadın korkudan öldü.. Jake beraat etti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. New York' ta 5' inci caddede bir adama araç hafifçe çarptı. Adama birsey olmamıştı.. Şoförle konuştu ve kalkacakken olayı gören biri yanına gelerek, kalkmazsa sigortadan para alabileceğini söyleyince yeniden aracın önüne yattı. Araç sürücüsü ise adamın gittiğini düsünerek gaza bastı ve adam öldü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Bayan Carson Amerika' nın New York kentinde yaşıyordu.. Birgün eğlenmek için cenaze işleri yapan bir şirketle anlaştı. Şirket eve telefon etti ve bayan Carson' un kalp krizi geçirip öldüğünü söyledi . Aile hemen koştu. Bu sırada tabutun içinde yatan bayan Carson birden doğruluverdi. Ama kızı o anda kalp krizi geçirip öldü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Romollo Ribaldo işsizdi. Pisa kentinde oturan 42 yaşındaki bu Italyan birgün, tabanca ile intihar etmeye hazırlandı. Eşi onu engellemek icin dil döktü.. Sonunda Romolo ağlamaya başladı ve intihardan vazgeçip silahını yere fırlattı. Ateş alan tabancadan çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114078917738097929?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114078917738097929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114078917738097929' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114078917738097929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114078917738097929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/abuk-eyler-sadece-bizde-olmuyormu.html' title='Abuk şeyler sadece bizde olmuyormuş...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114078959031793186</id><published>2006-02-24T13:40:00.000+02:00</published><updated>2006-02-24T15:59:50.403+02:00</updated><title type='text'>Günün Sözü</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/agacli_yol.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/agacli_yol.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#000099;"&gt;Kötümser yalnız tüneli görür, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#000099;"&gt;İyimser tünelin sonundaki ışığı görür, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#000099;"&gt;Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#000099;"&gt;J. Harris&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114078959031793186?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114078959031793186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114078959031793186' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114078959031793186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114078959031793186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnn-sz_24.html' title='Günün Sözü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114077550974230874</id><published>2006-02-24T11:48:00.000+02:00</published><updated>2006-02-24T12:13:26.106+02:00</updated><title type='text'>Hani bazen olur ya...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Bir baktım ki, tam bir hafta olmuş, son notumu düşeli.. Farkında değilim, keyfim yok da.. Son zamanlarda, iş hayatı, özel hayat, günlük hayat karmaşası fazlasıyla boğdu beni.. Herşeyden elimi eteğimi çektim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Hani bazen olur ya, hiçbir şey yapmak istemezsin, hiç kimseyle görüşmek, hiçbir yere gitmek, kendi kabuğuna çekilmek tamamiyle.. İşte aynen böyleyim son zamanlarda. En sevdiğim grubumda bile nomail oldum, okuduğumu anlamıyorum, kendimi veremiyorum ki.. Hoş okumaya da fırsat bulamıyorum ki. Bir yığın biriken, aynı birikinti haliyle duruyor. Bi' el atmak gelmiyor içimden.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Hani biliyorsunuz, ya da belki farkediyorsunuz, hiç birşey olmasa bloguma bir iki şey karalardım. Bir haftadır, onu bile yapmamışım.. Böyle bi' isteksizlik, bi' bezginlik, bi' boşvermişlik aldı beni ki, sormayın gitsin. Hani şöyle halı misali, birisi omuzlarımdan tutup şöyle sıkı bir silkelese beni, hani şu üstümdekiler bi dökülse aşağı. Hani kurtulsam.. Ben de hoşnut değilim. Toparlanmalı bir an evvel..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Ohh, sanki biraz rahatladım mı ne.. Yazmak mı rahatlattı acaba beni :) Sanki içimi döktüm biraz da hafifledim mi ne...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114077550974230874?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114077550974230874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114077550974230874' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114077550974230874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114077550974230874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/hani-bazen-olur-ya.html' title='Hani bazen olur ya...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114020865213514198</id><published>2006-02-17T21:34:00.000+02:00</published><updated>2006-02-17T23:01:23.780+02:00</updated><title type='text'>Sarı Böcüğüm : EGE</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ege-1.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 1px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ege-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;Hiç bahsetmemiştim sarı böcükten. Çok yakın arkadaşım Fulya' nın oğlu. Fulya çok eski arkadaşım ama, son üç yıldır pabucu hangi damda kendisi de bilmiyor. Varsa yoksa EGE... Bugün onlardaydık. Dönüşte kardeşime "ya bloguma Egoşun tatlı resimlerinden koyayım bari" dedim. Deminden beri de böcüğümün şimdiye kadar çektiğimiz resimlerini şöle bir gözden geçirdim, sonra iki tanesini seçtim. Her ikisi de bizim evde çekilen resimlerdi. Sağdaki daha yeni, bu oturuşuna Şule' yle (kardeşim) ikimiz ölüyoruz zaten. Pozisyonu da yakalayınca birimiz çekiverdi fotoğrafını :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı böcüğüm 3 yaşında. Evet hatta doğum günü 14 Şubat :) Yani birkaç gün önce tam 3 yaşını doldurdu. Koca adam oldu artık. Çocukların en çok bıcır bıcır dilli olduğu bu dönemleri seviyorum ben :) Doğal olarak Ege de bir sürü bilmiş laf ediyor, ağzımız açık kalıyor. Ara ara kendisiyle maceralarımızı aktarırım burdan :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam, hem Fulya' dan ödünç aldığım kitabı iade etmek için, hem de iş yoğunluğumuzdan epeydir uğrayamadığımız ve birbirimizi özlediğimiz için, iş çıkışı evlerine gittik. Malesef sarı böcük mışıl mışıl uyuyordu. Yanlış anlaşılmasın öğle uykusu, saat 19 gibi işte :)) Şu sıralar biraz inadız da uyku konusunda :)) O yüzden bugün kendisiyle fazla maceralı olmadı. Ama dün patlattığı bir bombayı Fuli aktardı bize:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün çamaşır makinasını tamir için gelen servis elemanı Ege' ye: "Hey delikanlı, gel bana yardım et, nasıl yaptığıma bak, benim çırağım ol" demiş. Ege ne dese beğenirsiniz: "Olmaz ben okula gideceğim". Yani bu yaşta bu hazırcevaplığı, bu mantığı, bu bağlantıyı kurmuş olması bizi hayrete düşürdü. Zamane çocukları mı demeli, biz de böyle miydik acaba o yaşlarda, ne bileyim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ege-2.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ege-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;Soldaki resim de geçen yaz sonuna doğru çekildi. Sarı böcük banyoyu çok sever. Ben tam girecek oldum. "Halecim, (bana Halecim der) -illa- ben de gircem senle" deyince, baya bi eğlendik şapıdık şupuduk. Sonuç, baş havlumu peştemal yapan sarı böcüğün, sarkık göbeği ile ıslak, karizmatik görüntüsü baki kaldı :)) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;Hehehe, bu arada sarı böcüğün çıplak fotoğrafını da ilk kez ben yayınlamış oluyorum internet aleminde :))) Bakalım büyüyünce ne diyecek :)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114020865213514198?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114020865213514198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114020865213514198' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114020865213514198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114020865213514198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/sar-bcm-ege.html' title='Sarı Böcüğüm : EGE'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114017218061439115</id><published>2006-02-17T11:43:00.000+02:00</published><updated>2006-02-17T14:19:54.533+02:00</updated><title type='text'>Sevgi Battaniyesi</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Size daha önce bahsetmeyi unutmuştum. Canım arkadaşım Sevgili ERVA blogunda da yayınladı. Herkes (projeye katılan) 20 x 20 ebadında parçalar örecek -desen, motif, renk serbest- sonra Erva' nın annesi bu gelen parçaları birleştirip, astarlayarak battaniye haline getirecek. Daha sonra bu battaniye "Çocuk Esirgeme Kurumu" na götürülüp, o ay kimin doğumgünü varsa ona hediye edilecek. &lt;a href="http://cichodunyasi.blogspot.com/2006/01/ayn-projesi-iho-sevgi-battaniyesi.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;DETAYLAR..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Süper bir düşünce değil mi? Ben de bu projede yer aldım, ama henüz ördüğüm parçaları Erva' ya yollamadım. Biraz daha çoğalsın istedim de ondan, olmuşken tam olsun, bi hayra yarasın diye :))) Ama bügunlerde yaptıklarımı gönderecem tatlişkoya...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bu arada iki tane battaniye hazırlanmış bile. Hazırlanan battaniyeleri ve ilgili açıklamayı buradan da görebilirsiniz -&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://cichodunyasi.blogspot.com/2006/01/iho-sevgi-battaniyelerimizin-iki.html" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;TIKLAYIN..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4595/2093/1600/Resim%20016.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 190px; CURSOR: hand" height="144" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4595/2093/1600/Resim%20016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4595/2093/1600/Resim%20004.jpg"&gt;&lt;img style="WIDTH: 190px; CURSOR: hand" height="144" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4595/2093/1600/Resim%20004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Temiz yürekli Ervoşuma da buradan kocaman öpücükler yolluyorum..&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114017218061439115?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114017218061439115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114017218061439115' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114017218061439115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114017218061439115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/sevgi-battaniyesi.html' title='Sevgi Battaniyesi'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114016687239861908</id><published>2006-02-17T09:20:00.000+02:00</published><updated>2006-02-17T11:01:12.843+02:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/gunaydin-06.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/gunaydin-06.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114016687239861908?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114016687239861908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114016687239861908' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114016687239861908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114016687239861908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnaydin_17.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-114002011161303647</id><published>2006-02-15T18:04:00.000+02:00</published><updated>2006-02-15T18:15:11.983+02:00</updated><title type='text'>Belki bir gün...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;Bugünlerde epeyce yoğunum, yapılması gereken bi' dünya iş beni bekliyor. "Kadın ve Yaşam" sitesinin update vakti geldi geçti, köşe yazılarım var, kardeşim Ebru' ya (Kardeşini Seç) mektup yazacağım, elimdeki kitabı bitireceğim vs vs... Son zamanlarda en çok vakit ayırabildiğim ise bu blog. Sanki deşarj mı oluyorum ne? İşte bir deşarj notu daha..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;Malum dün sevgililer günüydü. Senin için anlamı ne derseniz; yıllarca anlam yükleme fırsatı doğmadı bana ne yazık ki ve doğrusu bu anlamı hayata geçirenlere hep gıpta ile baktım. Nedense bir türlü kısmet olmadı kutlamak. Hoş çok da ehemmiyet vermiyorum ama.. Neyse...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;Dün akşam, sevgililer gününü dışarıda kutladım yine de :))) Evet, kızkardeşim, bir arkadaşım ve ben, üçümüz dışarı çıktık. Tıka basa dolmuş -hayretle baktık hepsine- restoranların boşluk bulduğumuz bir tanesine girdik. Değişik hoş bir geceydi buruklukla da olsa. Üçümüz de sevgilisiz sevgililer gününü kutladık :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;Bakarsınız bir dahaki sefere yazacak daha güzel bir notum olur belli mi olur... Gıpta ile baktığım grubun içinde olurum belki de, kim bilir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6600cc;"&gt;Güne bağlı olmaksızın, sevgiyle kalın...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-114002011161303647?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/114002011161303647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=114002011161303647' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114002011161303647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/114002011161303647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/belki-bir-gn.html' title='Belki bir gün...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113993006909788166</id><published>2006-02-14T17:07:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T17:14:29.100+02:00</updated><title type='text'>Aşk Sembolleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0066;"&gt;Aşk garip bir oyun. Ayrıca garip olan sadece aşkın kendisi değil, aynı zamanda aşkın sembolleri de oldukça farklı. Gelin aşkın sembollerine birlikte bir göz atalım...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Ejderha&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Ejderha özellikle çinde büyük bir önem taşıyor. Çünkü ejderha üretkenliğin bir simgesi ve bu yüzden de hiçbir kutlamada eksik olmuyor. Ayrıca bu yıl "Ejderha" yılındayız... İlgilenenlere duyurulur!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Gül&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Gül antik astrolojide Venüs'ün ve aşkın simgesi olarak kabul ediliyordu. Gerçi günümüzde de anlamını hala yitirmeyen gülün yeri her zaman ayrı olacak.&lt;br /&gt;Yumurta Yumurta Yahudilerde, Hıristiyanlarda ve aynı zamanda filozoflar için üretkenlik anlamını taşıyordu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Elma&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Havva'nın Adem'i baştan çıkartması elmaya bağlanıyor. Herhalde o gün bugündür de elmanın erkekleri baştan çıkarmak için kullanılan bir meyve olarak kabul edilmesi gayet doğal.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Timsah&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Gambia'da bir söylentiye göre nehirde beyaz bir timsah görürseniz, çok çocuğunuz olurmuş. Nehirde beyaz timsah gören oldu mu bilinmez ama, ülkemizin beyaz timsah görmeye hiç mi hiç ihtiyacı yok.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Nişan yüzükleri&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Hayatını birlikte geçirmeye karar veren çiftlerin ve sonsuz sevginin simgesi olan nişan yüzükleri çok eskilere dayanıyor. Güncelliğini de hala yitirmedi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Ay &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Gece tanrıçası Sirona'nın simgesi olan ay, aynı zamanda üretkenliğin de bir simgesi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Yılan&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Yılan birçok kültürde görüntüsü ve hareketliliğinden ötürü cinsellikle karşılaştırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Salatalık&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Freud için dik duran herşey erkeklerin cinsel organını simgeliyor, özellikle rüyalarda. Ayrıca daha antik çağda bile dik duran nesneler tanrıların cinsel organını simgeliyordu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Dudaklar&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Kırmızı dudaklar her zaman kadınların cinselliğe hazır olduklarını ve birşeyleri arzulamaya başladıklarını gösteren bir simge olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;&lt;strong&gt;Kurbağa&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff0099;"&gt;Eskiden kurbağa gören kişinin ikizleri olacağı düşünülürmüş. Ayrıca kadınların kurbağa gördüklerini söylemeleri cinsel ilişkiye girmek istediklerini belirtirmiş.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113993006909788166?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113993006909788166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113993006909788166' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113993006909788166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113993006909788166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/ak-sembolleri.html' title='Aşk Sembolleri'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113992864174299866</id><published>2006-02-14T16:32:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T17:07:10.946+02:00</updated><title type='text'>Aşkın Türleri</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;İlk Aşk&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 120px; CURSOR: hand" height="100" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/love5.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ne yaparsanız yapın, ilk aşkınızı unutmanız mümkün değildir. Yıllar sonra dönüp, "ben ona nasıl aşık olmuştum acaba" diye pişmanlıkla karısık garip bir duygu da yaşayabilirsiniz, olsun. O, size ilk aşkı tattırmış, en önemli yaşam tecrübelerinizden birini yaşatmıştır. Aranızda geçenler acı bile olsa, dönüp minnetle anacağınız biri hep var olacak. Daha ne olsun?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Yıldırım Aşk&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Var mı yok mu tartışmasının içinde değiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazılarının duyguları yağmur olup yağabiliyormuş. Yıldırım aşkla başlayıp yıllar süren beraberlikler de var üstelik. Barda oturan kadını / erkegi görüp "bu akşam nasıl yatağa atarım?" diye düşünenlerden bahsetmiyoruz elbette. Sözünü ettiğimiz gerçek yıldırım aşk. Tek dikkat edilmesi gereken, sürekli yıldırım aşka tutulanların genellikle kendi yarattıklari illüzyonun peşinden koşmaları, gerçekle karşılaştıklarında da yeni bir illüzyon yaratmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Olanaksız Aşk&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bazen yolda yürürken rastlarız, bazen en yakınımızda bulunabilirler. "Bu ikisi bir araya nasıl gelmiş?" diye düşünürüz. Kendi başımıza geldiği de olmuştur, pedini sağa sola bırakan bir kadın ya da televizyondaki futbol maçını seyrederken daha önce hiç duymadığınız küfürler eden bir adam. "Aman Allahım?" dersiniz. Ama olmuştur bir kere. Her aşkın olanaksız bir tarafı vardır gerçi, çoğunlukla bunları görmemeyi yeğleriz. Ama bu olanaksız taraflar bazen o kadar ağır basar ki, aşkın hem kaynagi, hem iddiasi, hem motorize gücü, hem de terminatörü olurlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Yaşak Aşk&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 52px; CURSOR: hand" height="49" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/carpankalp.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Men edilmiş, engellenmış ve çoğu zaman da yasadışıdır. Ama aşığın gözü görmez ki... Belki de aşkı aşk yapan bu "illegal" tarafıdır. Kimbilir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Platonik Aşk&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Onu görmek bile sizi heyecanlandırırken, o sizin yanınızdan, geçip gider. Siz heyecandan sapır sapır titrerken, o işiyle meşgul olur. O sizin için hayatınızdaki en önemli kişiyken, siz onun için sıradan birisinizdir. Hem aşık hem de salak hissedersiniz kendinizi... Davranışlarından, konuşmalarından işaretler alıp, umutlanır, bozulur, küsersiniz. İnsanın bir kereliğine bu duruma düşmesi, tecrübesizlikle yorumlanıp, bağışlanabilir. Ancak, bir kereden fazla başınıza geldiyse, oturup kendi hakkınızda düşünmenizde yarar var.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113992864174299866?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113992864174299866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113992864174299866' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113992864174299866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113992864174299866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/akn-trleri.html' title='Aşkın Türleri'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113992721769354018</id><published>2006-02-14T16:20:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T16:26:57.696+02:00</updated><title type='text'>Sevgililer Günü'nün öyküsü</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/nedenst.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/nedenst.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;EVLİLİĞİ YASAKLADI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/stvalentine.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/stvalentine.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün sorar;&lt;br /&gt;- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"&lt;br /&gt;Aziz gülümser;&lt;br /&gt;- "Evet, herbirini."&lt;br /&gt;Julia;&lt;br /&gt;- "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",&lt;br /&gt;Valentinus;&lt;br /&gt;- "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."&lt;br /&gt;Julia, yere diz çöker ve;&lt;br /&gt;- "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."&lt;br /&gt;Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;&lt;br /&gt;- "Valentinus, görüyorum, görüyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/eskilerden.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/eskilerden.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113992721769354018?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113992721769354018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113992721769354018' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113992721769354018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113992721769354018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/sevgililer-gnnn-yks.html' title='Sevgililer Günü&apos;nün öyküsü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113990992667601614</id><published>2006-02-14T11:12:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T16:13:02.870+02:00</updated><title type='text'>Gec Kalmayın !!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/melekbebek2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Daha henüz 18 yaşındaydı ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapatmıstu kendini... Sokağa çıkmıyordu. Annesi, bir de kendisi. O kadardı bütün hayatı... Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bir yığın vitrin önünden gecti, tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu, geri döndü, kapıdan iceri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar... Hani, ilk bakışta aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte... İçeri girdi. Kız, gülümseyerek koştu ona; "Size nasıl yardım edebilirim?" diye. Nasıl bir gülümsemeydi o... Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı... Kekeledi, geveledi, sonra "Evet!" diyebildi. Rastgele birini isaret ederek; "Evet, su CD' yi bana sarar mısınız?" dedi. Kız CD' yi aldı, içeri gitti, az sonra paketle geri geldi. Genç kızdan aldı paketi, çıktı dükkandan, evine döndü. Paketi açmadan dolabına attı... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana... Gene bir CD gösterdi kıza, sardırdı, aldı eve getirdi, attı paketi dolaba gene açmadan... Günler hep alınıp, sardırılan CD' lerle geçti. Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu. Annesine açıldı sonunda... Annesi; "Git konuş oğlum, ne var bunda?" dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ertesi sabah, bütün cesaretini topladı, erkenden dükkana gitti. Bir CD secti. Kız gülerek aldı CD' yi, arkaya gitti paketlemeye. Kız içerdeyken bir kağıda "Sizinle bir gece cikabilir miyiz?" diye yazdı, altına telefon numarasını ekledi, notu kasanın yanına koydu gizlice. Sonra, paketini alıp kaçtı gene dükkandan... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İki gün sonra evin telefonu çaldı... Anne açtı telefonu. Dükkandaki tezgahtar kızdı arayan. Delikanlıyı istedi, notunu yeni bulmuştu da... Anne ağlıyordu... "Duymadınız mı?" dedi. "Dün kaybettik oğlumu." &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Cenazeden birkaç gün sonra anne, oğlunun odasına girebildi sonunda. Ortalığa çeki düzen vermeliydi. Dolabı açtı, oraya atılmıs bir yığın açılmamış paket gördü. Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı. İçinde bir CD vardı, bir de minik not : "Merhaba, sizi öyle tatlı buldum ki, daha yakından tanımak istiyorum. Bir aksam birlikte cikalim mi? Sevgiler... Jacelyn "Anne, bir paketi daha açtı, onda da bir CD ve bir not vardı: "Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece davet edin, artık. Sevgiler... Jacelyn"&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113990992667601614?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113990992667601614/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113990992667601614' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113990992667601614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113990992667601614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gec-kalmayn.html' title='Gec Kalmayın !!'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113990683969504721</id><published>2006-02-14T10:08:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T17:47:42.930+02:00</updated><title type='text'>Bugün Söylemeyi Unutmayın...</title><content type='html'>&lt;a&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 220px; CURSOR: hand" height="140" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/seni_seviyorum.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="right"&gt;&lt;a&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Bugün sevgilinize söyleyeceğiniz en güzel söz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113990683969504721?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113990683969504721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113990683969504721' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113990683969504721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113990683969504721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bugn-sylemeyi-unutmayn.html' title='Bugün Söylemeyi Unutmayın...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113993188066868313</id><published>2006-02-14T10:00:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T17:44:40.736+02:00</updated><title type='text'>SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sevgililer_gunu.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/sevgililer_gunu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113993188066868313?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113993188066868313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113993188066868313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113993188066868313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113993188066868313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/sevgililer-gnnz-kutlu-olsun_14.html' title='SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113990235148523417</id><published>2006-02-14T09:32:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T10:04:43.130+02:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/gunaydin-05.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/gunaydin-05.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113990235148523417?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113990235148523417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113990235148523417' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113990235148523417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113990235148523417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnaydin_14.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113965770961531513</id><published>2006-02-11T13:19:00.000+02:00</published><updated>2006-02-11T13:50:58.800+02:00</updated><title type='text'>Mutluluk - Konfiçyüs</title><content type='html'>&lt;a href="http://merry.sitemynet.com/resim/peri.gif"&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 130px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" height="224" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/peri.gif" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz an' dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mutluluk bir varış değildir, Bir yolculuktur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Konfiçyüs&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113965770961531513?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113965770961531513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113965770961531513' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113965770961531513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113965770961531513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/mutluluk-konfiys.html' title='Mutluluk - Konfiçyüs'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113964919492561171</id><published>2006-02-11T11:11:00.000+02:00</published><updated>2006-02-11T11:21:17.646+02:00</updated><title type='text'>İyi Bir Haftasonu Olsun :)</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin-02.gif"&gt;&lt;img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://merry.sitemynet.com/resim/gunaydin-02.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113964919492561171?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113964919492561171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113964919492561171' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113964919492561171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113964919492561171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/iyi-bir-haftasonu-olsun.html' title='İyi Bir Haftasonu Olsun :)'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113957676630766797</id><published>2006-02-10T14:35:00.000+02:00</published><updated>2006-02-10T15:10:14.980+02:00</updated><title type='text'>Bilmemek Ayıp Değil -V-</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;strong&gt;Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3 bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, walkman vb. için aynıdır.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#996633;"&gt;&lt;strong&gt;Horozlar niçin sabahları erkenden öterler? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:85%;color:#996633;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#996633;"&gt;Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113957676630766797?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113957676630766797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113957676630766797' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113957676630766797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113957676630766797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bilmemek-ayp-deil-v.html' title='Bilmemek Ayıp Değil -V-'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113957455087539061</id><published>2006-02-10T14:13:00.000+02:00</published><updated>2006-02-10T14:31:30.826+02:00</updated><title type='text'>Elinizin altında hazır olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/maydanoz.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/maydanoz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Maydanoz, dereotu ve naneyi, havasını aldığınız poşetlerde taze olarak saklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domatesleri rendeledikten sonra buz kalıplarına koyarak dondurun. Böylece, kullanıma hazır domates tabletleri elde edin. Gerekirse kalıptan çıkarıp poşetlere koyun ve isterseniz derin dondurucuda saklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarımsakları soyduktan sonra tuzla birlikte mutfak robotunda kıyın. Az miktarda su ekleyerek bir kavanoza koyun. Bu karışımı 4 hafta boyunca buzdolabında saklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı lahanayı incecik doğradıktan sonra tuzla ovun ve ağzı sıkı kapanan bir kaba koyup üzerine sirke ekleyin. Salatalarda kullanmak üzere bir hafta kadar buzdolabında tazeliklerini koruduğunu unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pişirme süresi uzun olan nohut ve kuru fasulyeyi haşlayarak buzluk veya derin dondurucuda saklayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113957455087539061?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113957455087539061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113957455087539061' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113957455087539061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113957455087539061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/elinizin-altnda-hazr-olsun.html' title='Elinizin altında hazır olsun'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113957346954189808</id><published>2006-02-10T13:57:00.000+02:00</published><updated>2006-02-10T14:11:09.643+02:00</updated><title type='text'>Kan Grubuna Göre Beslenin</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/yiyecekler.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/yiyecekler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Yapılan son araştırmalar, kan gruplarıyla beslenme arasında bir ilişki olabileceğini ortaya koyuyor. Bir kan grubu için kötü olan yiyecek, başka bir kan grubu için iyi olabiliyor. İşte kan grupları ve beslenme düzenleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;0 GRUBU&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yemeniz gerekenler: Et, protein yönünden zengin yiyecekler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yememeniz gerekenler: Buğday ve diğer tahıllar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yapmanız gereken egzersizler: Herhangi bir aerobik programı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Sağlık riskleri: Ülser, mafsal iltihabı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;A GRUBU&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yemeniz gerekenler: Sebzeler, karbonhidratlı yiyecekler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yememeniz gerekenler: Et ve yağ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yapmanız gereken egzersizler: Yürüyüş, yoga, meditasyon&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Sağlık riskleri: Kanser ve kalp krizi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;B GRUBU&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yemeniz gerekenler: Et, sebze ve süt ürünleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yememeniz gerekenler: Özellikle yememeniz gereken bir şey yok. Aşırıya kaçmamak şartıyla, her şeyi yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yapmanız gereken egzersizler: Yüzme ve yürüyüş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Sağlık riskleri: Sinirsel rahatsızlıklar&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;AB GRUBU&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yemeniz gerekenler: Sebzeler, karbonhidratlı yiyecekler, et, sebze ve süt ürünleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yememeniz gerekenler: Özellikle yememeniz gereken bir şey yok. Aşırıya kaçmamak koşuluyla, her şeyi tüketebilirsiniz. Ancak yağlı yiyeceklerden kaçının.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Yapmanız gereken egzersizler: Rahatlatıcı, gevşetici hareketler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Sağlık riskleri: Bağışıklık sisteminiz çok güçlü&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113957346954189808?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113957346954189808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113957346954189808' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113957346954189808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113957346954189808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/kan-grubuna-gre-beslenin.html' title='Kan Grubuna Göre Beslenin'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113956801205768567</id><published>2006-02-10T11:19:00.000+02:00</published><updated>2006-02-10T12:40:12.633+02:00</updated><title type='text'>Dün akşamki aktivitem :)</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt;Dün akşam "Kadın ve Yaşam" grubundan tanıdığım sevgili Figen' le nihayet yüzyüze tanıştık :)) Figenciimm çok iyi bir organizatörmüş bunu da öğrenmiş oldum. Epeydir birgün buluşalım tanışalım diye konuşup duruyorduk. Nihayet bir fırsat oldu. Figen' in "İzmirli Anneler" adlı grubuyla düzenlediği bir toplantıya beni de çağırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrusu ilk etapta çekindiğimi söylemek istiyorum. Hayır, tanıyıp tanımama olayı değil, yanlış anlaşılmasın. Grupta anne olmayan tek kişi ben olduğum için &lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/saskin.gif"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/saskin.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt; Hatta Figen' e de söylemiştim; "Ya, ben anne filan değilim, öyle garip durmayayım aranızda" diye. Ama hiç sorun olmadı açıkçası, bilakis çok neşeli bir grup hatun, güzel bir mekanda tanıştık, sohbet ettik. Gerçi grup birbirini tanıyor. Ara ara buluşuyorlarmış. Önce tek yabancı gibi hissettim kendimi ama, sağolsunlar bu hissimi de ortadan kaldırdılar sıcak tavırlarıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamın en eğlenceli kısmı da; Garson çocuğa grubun fotoğrafını çekmesi için ricada bulunuldu. Eh tabi grup büyük, 16-17 kişi, upuzun bir masa, makina herkesi alamıyor. Zeki garsonumuz "bi dakka" dedi ve kayboldu. Bir baktık ki, arka tarafta -elemanların yeri sanırım- o tarafa geçmiş, bir taburenin üzerine çıkmış, paravanın üzerinden bize bakıyor. Bunu farkedince bütün grup yerlere yattık gülmekten &lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kahkaha.gif"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/kahkaha.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt; Sonra çocuk da sırıtarak "bi dakka, biraz daha sağa kayayım" deyince, biz bir daha yerlerdeyiz. Velhasıl kelam, grubun resmi gayet eğlenceli bir şekilde çekilmiş oldu. (Bir ara Figen' den isteyip, burada yayınlarım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel akşama beni de dahil ettiği için Figoşuma buradan teşekkür ediyorum tekrar. Ayrıca onunla tanışmış olmaktan dolayı da memnunum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel dostluklar, güzel insanlar... &lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/gul.gif"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/gul.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113956801205768567?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113956801205768567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113956801205768567' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113956801205768567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113956801205768567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/dn-akamki-aktivitem.html' title='Dün akşamki aktivitem :)'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113955722118160553</id><published>2006-02-10T08:59:00.000+02:00</published><updated>2006-02-10T10:16:06.353+02:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kediler.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/kediler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113955722118160553?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113955722118160553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113955722118160553' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113955722118160553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113955722118160553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnaydin_10.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113940520334342935</id><published>2006-02-08T15:09:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T15:29:24.710+02:00</updated><title type='text'>LÖSEV - Onları Unutmayalım</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/losevokulu.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/losevokulu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;Ankara Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), ilk kez 1998 yılında kuruldu. Lösemili çocukları tedavi amacıyla SSK Ankara Çocuk Hastanesine yatırdığımız ilk günlerdi... Hastane yönetiminden çocukların odaları için küçük bir televizyon talebine aldığımız olumsuz yanıt sonrasında o hastanede çalışan doktorlar, hemşireler ve personel, aramızda para toplayarak küçük bir televizyon aldık. İlk zamanlarda bir çocuğumuzun yol parasını ya da okul ihtiyacını karşılamak bizler için büyük sorundu. Ancak günler geçtikçe büyüdük, güçlendik; projeler geliştirdik, hedeflerimizi büyüttük. Çocuklarımızın her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için dürüstçe ve tüm enerjimizle çalıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/losante5.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 5px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/losante5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;24.Eylül.2000 tarihinde Türkiye’nin ilk ve tek Lösemili Çocuklar Hastanesi LÖSANTE’yi hizmete açmış olan Vakfımız; bugüne kadar 1500'ü aşkın lösemili çocuk ve ailesini yaşama bağlamış, Türkiye’nin ilk LÖSEV – Lösemili Çocuklar Okulu’nu açmış,Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Pediatrik Hematoloji Servislerine destek vererek köklü çözümler yaratmayı, toplumsal ve kalıcı hizmetler vermeyi sürdürmüştür.Bugün onlarca çalışanı, 1500'ü aşkın lösemili çocuk ve aileleri, binlerce gönüllü üyesiyle kocaman bir aileyiz... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;AMAÇ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/losante2.0.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" height="183" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/losante2.jpg" width="125" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#663300;"&gt;LÖSEV' i kurmaktaki amacımız; lösemili ve kan hastası çocukların, sağlık ve eğitim başta olmak üzere her türlü ihtiyaçlarının sağlanmasına yardımcı olmak, bunun yanısıra, kalıtsal ve edinsel kan hastalıkları konusunda ulusal düzeyde tedavi, eğitim ve araştırma kurumları kurmak ve işletmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de her yıl 1000-1200 yeni lösemili çocuk vakası ortaya çıkıyor. Bu durum bazen dar bütçeli ailelerde ebeveyni lösemili çocuk ile diğer çocukları arasında seçim yapmaya kadar zorluyor. Bu sebeple vakfımız gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerde, gelir elde etmenin yanısıra, lösemi hastalığını tanıtmayı, lösemili çocukların ve ailelerinin sıkıntılarını topluma aktarmayı ve bu vesileyle toplumu bilinçlendirmeyi amaçlamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#663300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#999999;"&gt;Bu bilgiler, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.losev.org.tr"&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#999999;"&gt;http://www.losev.org.tr&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#999999;"&gt; sitesinden alınmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113940520334342935?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113940520334342935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113940520334342935' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113940520334342935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113940520334342935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/lsev-onlar-unutmayalm.html' title='LÖSEV - Onları Unutmayalım'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113939987880259282</id><published>2006-02-08T13:43:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T13:57:58.836+02:00</updated><title type='text'>Sekiz Güzel Hediye</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ugurbocegi.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/ugurbocegi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;DİNLEME...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Ama gerçekten dinleyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Can kulağıyla dinleyin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;SEVGİ...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;KAHKAHA...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Fıkra anlatın, neşeli hikayeleri paylaşın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Bu armağanınız "Seninle birlikte gülmeyi seviyorum" anlamına gelir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;YAZILI BİR NOT...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Basit bir "Yardımın için teşekkürler" notu, ya da belki bir şiir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Kısai elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;İLTİFAT...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Basit, içtenlikle söylenen bir söz ("Bu renk sana ne çok yakışmış", "Harika bir iş çıkardın", "Yemek nefis olmuş" gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;İYİLİK...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Hergün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik birşey yapın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;YALNIZLIK..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanı verin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;NEŞELİ BİR YAPI...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Selam vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113939987880259282?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113939987880259282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113939987880259282' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113939987880259282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113939987880259282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/sekiz-gzel-hediye.html' title='Sekiz Güzel Hediye'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113939271227724951</id><published>2006-02-08T11:46:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T12:22:05.746+02:00</updated><title type='text'>Salep</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;Kış aylarının kendini olanca şiddetiyle hissettirdiği bir vakitte yaşadığımız unutulmaz anlardan biri de salep içmek. Beslenme açısından da oldukça yararlı olan salep şahane tadıyla hayatımıza farklı bir renk ve lezzetler katıyor. Soğuk günlerin sıcak dostu bu içecek hakkında bulduğum bazı bilgileri sizinle de paylaşmak istiyorum. Ehh, tahmin edersiniz ki ben de salebi çok severim... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/Salep_1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/Salep_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Salep, latince adı:&lt;/span&gt; Orchis Mascula olan 15 cm. boylu menekşe mavisi veya rubi rengi çiçekli bir bitki. İçerdiği en önemli madde glikomannandır. Su ve sütle birlikte kullanıldığında şiştiği için yaygın bir şekilde dondurma hammaddesi olarak kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Maraş Dondurması olarak bilinen dondurmaya tat ve koku kazandıran, dünyada sadece Kahramanmaraş'ın dağlarında yetişen bir orkide türünden elde edilen saleptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salep; orkide çiçeğinin toprak altındaki yumrularına verilen addır. Bu yumrular nişastaya benzer oldukça besleyici bir madde içermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ophyris, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza vs. cinslerine âit türlerin yumrularına verilen ad. Bu bitkilerin toprak altında iki yumrusu bulunur. Bunlardan biri ana yumrudur ve o senenin gövdesini verir. Diğeriyse gençtir (hemşire veya kardes yumru) ve gelecek yılın yumrusunu verir. Salep elde edilen türlerin hepsi yumruludur. Salep daha çok kireçli toprakları sever. Ormanlık bölgelerde yetişen saleplerin yumrusu iri olur. Çayırlarda yetişen saleplerin yumrusu ise daha zayıftır. Anadolu’da salep genellikle Orchis ve Ophyrus türlerinden elde edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/Salep_2.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/Salep_2.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/Salep_2.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Salep eldesi:&lt;/span&gt; Bitki çiçekteyken, toprak altındaki yumruları toplanır. Yalnız yan yumru alınır, gövdeyi taşıyan ana yumru genellikle alınmaz. Fakat her ikisi de kulanılabilir. Yumrular kremsi, yumurta şeklinde veya çatalsıdır. Toplanan yumrular suyla yıkanarak temizlenir, ipe dizilir ve su veya sütle kaynatılır, sonra açık havada kurutulur. Kurutulan yumrular dövülerek toz edilir. Elde edilen bu toz kullanılacak hâle gelmiş olan salebi verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Türkiye’de yetiştiği yerler:&lt;/span&gt; Çoğunlukla Batı, Güneybatı, Güney ve Kuzey Anadolu olmakla beraber Anadolu’nun birçok yerinde yetişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitki çiçekteyken, toprak altındaki yumruları toplanıp suyla yıkanarak temizlenir, ipe dizilir ve su veya sütle kaynatılır, sonra açık havada veya fırında kurutulur. Kurutulan yumrular öğütülerek toz haline getirilir. Elde edilen bu toz kullanılacak hale gelmiş olan salebi verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı orkide türleri; Anadolu'nun bir çok yerinde yetişmektedir. Salep; yüzyıllardır Türkiye'de özellikle soğuk kış aylarında içilen bir içecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanıldığı yerler:&lt;/span&gt; Bileşiminde nişasta, sekerler, musilaj ve azotlu maddeler vardır. Bilhassa çocuklarda ishal kesici, kuvvet verici ve gıdâ olarak kullanılır. Barsak nezlesinde soğuk algınlıklarında ve öksürüğe karşı halk arasında çok kullanılmaktadır. Afrodizyak (Cinsel gücü arttırıcı) etkisi vardır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/salep.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/salep.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;MALZEMELER (6 kişilik)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;2.5 çorba kaşığı şeker &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;yarım çorba kaşığı toz salep &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;2 çay kaşığı tarçın &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;4 bardak süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANIŞI&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Salep ve şekeri bir tencereye koyup iyice karıştırın. Soğuk sütü azar azar ekleyerek ezin. Karıştırarak kısık ateşte koyulaşıncaya dek 10-15 dakika kadar pişirip ateşten çekin. Bardaklara koyup üzerini tarçınla süsleyin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113939271227724951?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113939271227724951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113939271227724951' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113939271227724951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113939271227724951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/salep.html' title='Salep'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113939047062809320</id><published>2006-02-08T11:19:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T11:21:10.643+02:00</updated><title type='text'>Yaşamsal Öğütler</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Hiçbir başarısızlık son değildir. Hiçbir başarı da...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Olanaklarının biraz altında yaşa. Shakspeare’in Kral Lear' ının dediği gibi gösterdiğinden daha fazlasına sahip ol.'&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra söz verdiğinden fazlasını yap.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Oturarak başarıya ulaşan tek şey tavuktur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Övgü almak tatmin edici bir şeydir ama hiçbir zaman sana yeni bir şey öğretmez.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;TERBİYELİ OLMAK...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Dalın ucuna gitmekten korkma; meyve oradadır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Büyük adam büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Senin karakterin hakkında ipuçlarından biri, öfkeli ve kızgın olduğun zamanlarda başkalarına verdiğin görüntüdür.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Düşmanlarını güç kullanarak değil, bağışlayarak yenebilirsin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Terbiyeli olmak bazen başkalarının terbiyesizliğine katlanmak anlamına gelir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Başlamak için en uygun zamanı beklersen, hiç başlayamayabilirsin. Şimdi başla! Şu an bulunduğun yerden, elindekilerle başla.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Her şeyi değiştirebilmek için önce tavrını değiştir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;KENDİNİ KIYASLAMA&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Övgüyü kimin alacağını umursamazsan, başarabileceklerinin sınırı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Söylenmemiş kötü sözleri yutkunmaktan hiç kimsenin midesi bozulmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Mutsuzluğumuzun neredeyse tümü, kendimizi başkalarıyla kıyaslamamızın sonucudur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Böbürlenme! Treni hareket ettiren düdüğü değildir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* İnsanların seni ne denli ender düşündüklerini bilseydin, 'Acaba hakkımda ne düşünüyorlar?' diye bu kadar dertlenmezdin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;* Yapabileceğinin en iyisini yapıyorsan başarısızlık için endişelenmeye zamanın olmayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113939047062809320?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113939047062809320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113939047062809320' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113939047062809320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113939047062809320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/yaamsal-tler.html' title='Yaşamsal Öğütler'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113938367535816140</id><published>2006-02-08T09:21:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T09:48:09.536+02:00</updated><title type='text'>Aşure</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;span style="color:#6666cc;"&gt;Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü Aşure Günü'dür. Muharrem ayı boyunca evlerde aşure pişirilmesi de adettendir. Bu yıl, geleneksel Aşure Günü dokuz Şubat'a rastlıyor. Eskiden Muharrem ayı geldiğinde, evlerde aşure yapılır ve komşular birbirlerine aşure dağıtırdı. Büyük şehirlerde artık bu adet yok ama iyi bir aşureye bence kimse "hayır" diyemez. İşte size aşure tarifi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;strong&gt;AŞURE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc66cc;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/asure.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;br /&gt;KAÇ KİŞİLİK : 10&lt;br /&gt;HAZIRLAMA SÜRESİ : 60 dk&lt;br /&gt;PİŞME SÜRESİ : 300 dk (5 saat)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;2 su bardağı aşurelik buğday&lt;br /&gt;1 su bardağı nohut&lt;br /&gt;5 su bardağı tozşeker&lt;br /&gt;1 su bardağı kuru fasulye&lt;br /&gt;15 su bardağı su&lt;br /&gt;Yarım su bardağı pirinç&lt;br /&gt;1 su bardağı kuru üzüm&lt;br /&gt;1 su bardağı küp doğranmış kayısı&lt;br /&gt;1 su bardağı doğranmış kuru incir&lt;br /&gt;1 portakal&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;strong&gt;Süsleme için:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1 su bardağı kuş üzümü&lt;br /&gt;Çekilmiş ceviz içi, Antep fıstığı&lt;br /&gt;Tarçın, nar taneleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanışı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Buğday, fasulye, nohut ve üzümü yıkayıp ayrı kaplarda bir gece önceden ıslatın. Ertesi gün buğdayı süzüp büyük bir çelik tencereye alın. 15 su bardağı su ekleyip kaynatın. Üzerinde biriken köpüğü bir kevgirle alıp tencerenin kapağını kapatın ve 30 dakika kaynatın. Fasulye ve nohutu süzüp ayrı kaplarda haşlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pirinci yıkayıp süzün ve buğdaya ilave edin. Buğday taneleri iyice yumuşayıncaya kadar yaklaşık 4.5 saat kısık ateşte arasıra karıştırarak pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Buğdayın suyu un çorbası kıvamına gelmek üzereyken tozşeker, nohut ve kuru fasulyeyi ekleyin. Portakalın kabuğunu ince ince doğrayıp karışıma ekleyin. Kuru üzüm ve kuru kayısıyı ilave edip karıştırın. Birkaç taşım kaynattıktan sonra ateşten alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aşure piştikten sonra doğranmış inciri ekleyip karıştırın. Sıcakken kaselere boşaltın. Soğuyunca üzerini ceviz içi, Antep fıstığı, kuş üzümü, tarçın ve nar taneleri ile süsleyerek servis yapın. İsteğe bağlı olarak gülsuyu da serpebilirsiniz.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113938367535816140?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113938367535816140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113938367535816140' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113938367535816140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113938367535816140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/aure.html' title='Aşure'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113938252862636325</id><published>2006-02-08T09:08:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T09:21:05.913+02:00</updated><title type='text'>GÜNAYDIN</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/gunaydin-04.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113938252862636325?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113938252862636325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113938252862636325' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113938252862636325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113938252862636325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnaydin.html' title='GÜNAYDIN'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113930758834384872</id><published>2006-02-07T10:54:00.000+02:00</published><updated>2006-02-07T12:19:49.270+02:00</updated><title type='text'>Mırra</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Birkaç gün önce "Türk Kahvesi" hakkında yazmıştım. Bugün de Doğu' nun geleneksel kahvesi Mırra hakkında bilgi göndermek istiyorum. Çok merak ediyorum tadını, belki bir gün tatmak kısmet olur :))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/mirra.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/mirra.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;Doğu'nun bir kokusu olsa, herhalde buram buram kahve kokardı. Doğu'nun bir kimlik işareti kahve... Batı'ya doğru uzayan serüveninde türlü türlü biçimlere girdi. Geçtiği yollar boyunca konukseverlik ilkelerini ve bu ilkelerin ışığında günlük davranış biçimlerini, mekânlarını, simgelerini; sözün kısası 'her dem taze' bir kahve kültürü yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvenin acısı 'mırra', yalnızca Güneydoğu yöresine özgü, özellikle de Urfa'ya. Mırra kelimesi Arapça'dan geliyor, acı anlamına gelen 'mur'dan türetilmiş. Mırra, günlük yaşamın önemli bir parçası bu yörede. Sokaklarda adımbaşı semaveriyle dolaşan kahvecilere rastlarsınız. Kahve mütevazıdır, bir köşede sessizce yudumlanır ama mırra farklıdır. Törenler eşliğinde sunulur. Konuk kabulünde, sıra gecelerinde, düğünlerde, eğlencelerde, dini nikâhta, taziye evlerinde, sünnetlerde, bayramlarda. Bir zamanlar zenginlerin konağında özel kahveci tutulur, konuklar öyle ağırlanırmış. Bugün bile özel günlerde kahve yapan 20-30 kahve ustası var Urfa'da. Kimi babadan oğula bu işi sürdürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/dibek.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/dibek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;Mırra, özel bir kahveden yapılmıyor. Her çeşit kahve uygun, ancak kaliteli olması şart. Ama en az üç kişi ister başına; biri suyu karıştıracak, biri içine ağır ağır kahve dökecek, diğeri de maniler okuyacak. Önce yeşil çekirdek kahve, büyükçe bir kahve tavasında iyiden iyiye kavruluyor. Hafif ateşte, uzun saplı özel bir kaşık ile durmadan karıştırılıyor bir yandan. Kahve habbesi tam pişince ustalar rengine bakıp öyle "Tamam" diyor. Kavurma işi bittikten sonra sıra kahvenin dövülmesine geliyor. Bunun için sert ağaçtan yapılan 'dibek' denen havanlar kullanılıyor. Kavrulmuş kahve, dibek kolu ile iyice dövülüyor. Kahvenin tanecikleri Türk kahvesinden biraz daha iri olmalı. Kahvenin dibekte dövüleni makbul, ama bugün dibek yerine kahveyi iri çeken değirmenlerle kahve makinesi de kullanılıyor. Mırra kıvamını buluncaya kadar defalarca köpürtülerek kaynatılıyor, emeğin âlâsı da kaynatma işinde. Kahve telve haline gelinceye kadar suyla kaynatıldıktan sonra arı su ile tekrar karıştırılarak bir şerbet hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/mirra-2.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/mirra-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;Mırraya özel yapılmış, işlemelerle süslü bir güğüm yarısına kadar bu şerbetle dolduruluyor ve içine yine iki-üç kilo kadar kahve konulup tekrar kaynatılıyor. Taşmaması için ateşe yaklaştırılıp uzaklaştırılarak bir süre daha kaynayıp kıvama gelince ateşten alınıyor. Kahve, soğuduktan sonra dibine çöken çökelekle karışmasına meydan vermeden 'mutbak' denen ikinci bir güğüme aktarılıyor ve üzerine yeniden şerbet katılıyor. Bu karışım tekrar iyice kaynadıktan sonra tortusu ile karıştırılmadan mutbağa aktarılıyor. Mutbaktaki kahve bir müddet daha kaynatılıyor. Ateşten alınıp da iyice soğuduktan sonra farklı boylarda, mırraya özel, ağız kısımları kapaklı güğümlerin en büyük olanına boşaltılıyor. Son olarak da en büyük boydaki çinko cezveye. Cezveye boşaltılan pekmez katılığındaki mırra, içine konulduğu fincanın kenarını boyayacak hale geldiyse kıvamını bulmuş demektir. Bu işlemi eskiden kömür ateşinde tam yedi kez yapan kahveciler varmış. Mırra şeker istemiyor; 'Sarhoş ayıltan' diye anılması belki de bu yüzden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mırraya kimi zaman güzel koku versin diye zencefilgillerden ıtırlı bir bitki olan kakule de ekleniyor. Daha sonra mırra, özel sarı bakırdan üzeri işlemelerle süslü ibriğe ya da cezveye konup ısıtılıyor. Mırranın yapılışı kadar sunumu ve içimi de ayrı bir şölen. Kahvecinin bir elinde kahve fincanı diğer elinde kahve ibriği vardır. Boynunda veya cebinde de fincanları silecek mendiller. Büyükten küçüğe doğru, sıra ile tüm odadakilere ikişer defa ikram ediliyor. Sadece tek içimlik dolduruluyor fincana. Birinci içimden sonra kahveci aynı fincana aynı miktar mırrayı koyup tekrar uzatıyor. Kahve gibi yavaş içilirse soğuyor ve tadı kaçıyor; erken içilirse damağı yakıyor. Önce hafif damağa değdirilerek tadına bakıp; sonra iki-üç yudumda, fincanı kendi ekseni etrafında 45 derece döndürerek yavaş yavaş içmek gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrısı gayrısı yok, herkes aynı küçük kulpsuz, ters çevrilmiş kesik koni biçiminde fincanla içiyor mırrayı. İkram edenin mutlaka yüzüne bakılıyor, bir yudum alındıktan sonra fincan eline geri veriliyor. Yanılıp da fincanı yere koyan kabalık etmiş sayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya fincanın derinliği kadar altın koyacaktır içine ya da ikram eden genci evlendirme sözü verecektir. Bu geleneğin nereden geldiği kesin değil, ama bir rivayet şöyle diyor: Bir ağanın odasında oturan zengin bir misafir ağanın kahvecisine bahşiş vermek istemiş. Fakat ağaya karşı ayıp olmasın diye bir bahane aramış. Mırrayı içtikten sonra fincanını kahvecinin eline değil, yere bırakmış. Kahveci de fincanı yerden almış. Misafir kahveciye "Kusura bakma unuttum, fincanı yerde bıraktım" deyip onun gönlünü almak için fincana altın doldurmuş. O gün bugündür, bu hikâyeyi duyan kahveciler fincan yere kondu mu "Ya fincanımı altın doldur, ya da beni evlendir" diye bahşiş ister olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Urfa geleneklerine gövre mırranın kuralları kesin. Bir ailenin konuklarına mırra sunması için de özel şartlar gerekiyor. Daha önce hiç mırra sunmamış bir ailenin çocuğu gün gelip de hali vakti yerine gelip de mırra vermek isterse usülüne uygun olarak komşu yörenin ileri gelenlerini evine davet etmek zorunda. Destur (izin) büyük bir yemek şöleniyle kutlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#999999;"&gt;Kaynak: Skylife 05/2002 Benan Kapucu&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113930758834384872?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113930758834384872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113930758834384872' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113930758834384872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113930758834384872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/mrra.html' title='Mırra'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113930063831780607</id><published>2006-02-07T09:49:00.000+02:00</published><updated>2006-02-07T10:54:07.810+02:00</updated><title type='text'>Dün Akşam Çok Duygulandım...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Daha önce bahsetmiştim, biliyorsunuz. Benim &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kardesinisec.com" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;KARDEŞİNİ SEÇ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt; kampanyasından seçtiğim &lt;strong&gt;EBRU&lt;/strong&gt; adında bir kardeşim var. Bir süre sonra öğrendim ki, onun da bir erkek kardeşi varmış, adı &lt;strong&gt;SERKAN&lt;/strong&gt;. Dolayısıyla, Ebru ile beraber Serkan da benim kardeşim oldu. Elimden geldiğince onların ihtiyaçlarını karşılamaya, yardımcı olmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/serkan-k.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/serkan-k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ebru-k.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 5px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/ebru-k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/serkan.0.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;İşte solda gördüğünüz benim kardeşim Ebru, 10 yaşında,&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6633ff;"&gt;çok tatlı bir sesi var, ben ona minik kuşum diyorum, çok hoşuna gidiyor :) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#6633ff;"&gt;Sağdaki de Serkan, Ebru' nun ufağı, artık o da benim kardeşim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam işten eve döndüğümde, annem bana bir kargo geldiğini söyledi. Baktım ki Ebru' dan.. Koca bir paket gelmiş. Hemen heyecanla açtım paketi. İçinde sevgili annesi Emine' nin hazırladığı çok güzel eşyalar vardı. Sanırım çeyizime göndermişler :) Havludan, patiğe, dantel yastık başından yazmaya birkaç parça eşya... Tabi içinde ona yazdığım mektuba bir de cevap vardı. O kadar çok duygulandım ki anlatamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektubunda özetle; ona gönderdiklerim için ettiği sevimli teşekkür, diğer ihtiyaçları ve gönderdiklerini beğenmemi umması gibi birçok sevimli ve duygulu satır. Bu küçük bebişin ve düşünceli annesinin onlara yaptığım -bana göre ufacık- yardımlara böyle güzel bir karşılıkla cevap vermeleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerim doldu, annemlere mektubunu okuduğumda onların da.. Ve böyle güzel bir organizasyonda yer almanın ve faydalı bir işe yaradığını bilmenin ne kadar güzel olduğunu farkettim yeniden.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Böyle bir organizasyona fikir babalığı yapan ve güzel işlere ön ayak olan Cengiz TÜNAY' a burdan bir kez daha tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://www.kardesinisec.com" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff9900;"&gt;www.kardesinisec.com&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113930063831780607?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113930063831780607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113930063831780607' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113930063831780607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113930063831780607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/dn-akam-ok-duygulandm.html' title='Dün Akşam Çok Duygulandım...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113929749426130799</id><published>2006-02-07T09:27:00.000+02:00</published><updated>2006-02-07T09:31:34.263+02:00</updated><title type='text'>Günaydın</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ozlu-08.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/ozlu-08.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113929749426130799?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113929749426130799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113929749426130799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113929749426130799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113929749426130799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnaydn.html' title='Günaydın'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113924130476663772</id><published>2006-02-06T17:36:00.000+02:00</published><updated>2006-02-07T09:26:53.453+02:00</updated><title type='text'>Ihlamur</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ihlamur.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ihlamur.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Çok streslisiniz... Öksürüyorsunuz...Uykusuzluk çekiyorsunuz... Ülseriniz var... Nezle oldunuz... Cildiniz lekelerle dolu... Tüm bu hastalıklardan kurtulmak ister misiniz? Cevabınız evet ise, bu haberi mutlaka okuyun. Ihlamur hangi hastalıklara iyi geliyor? Hangi bitkilerle karıştırılırsa daha faydalı hale gelir? Çok içilmesi zararlı mı? Bilmek istediğiniz her şey...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Yurdumuzda Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri‘nde bol miktarda yetişen ıhlamurun çiçek, yaprak, kabuk ve ağacından faydalanılıyor. Hoş kokulu bir bitki olan ıhlamur aynı zamanda iyi bir ev ilacı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Kurutulmuş ıhlamur yaprakları, çiçekleriyle birlikte kaynatılarak yapılan hoş kokulu içecek sinirleri yatıştırır, bağırsak kurdunu düşürür, bağırsak sancısını giderir, öksürüğü keser, damar tıkanıklığını açar, gribi iyileştirir, hazımsızlığa karşı kullanılır, mide üşütmesini ve uykusuzluğu giderir. Ihlamur ayrıca idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı özelliğe de sahiptir. Ihlamur çiçeği balla karıştırılıp içilirse mide ülserine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimler de bulunuyor. Mide şikayeti olanlar ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Bunun yanısıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma türü rahatsızlıklara iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Bunların yanında ıhlamur kan dolaşımını düzenler. Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz. Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız. Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olur. Ihlamurun migren için de birebir olduğu bilinir. Ancak ıhlamuru uzun süre ve fazla miktarda kullandığınızda kalbinize zarar verebileceğini de unutmamalısınız!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Strese karşı ıhlamur çayı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;İçine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Grip ve nezle ye ıhlamur&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Bu tür hastalıklarda ıhlamur sadece terlemeyi sağlayarak değil, aynı zamanda vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Güzellik için ıhlamur&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir. Gözlerinize kompres yaparken gözünüzü kapatmayı unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Ihlamuru kaynatıp elde ettiğiniz su ile ara sıra saçlarınızı yıkayarak saçlarınızın beslenip kuvvetlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu işlemden sonra saçınızı durulamayı ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Cildinizde leke mi var? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;Hemen ıhlamuru suda kaynatıp sıvı sümüksü bir hal alıncaya kadar bekletin. Sonra bu sıvıyı lekelere sürün faydasını göreceksiniz. Yine aynı şekilde elde edeceğiniz ıhlamurla kırışıklıklara masaj yaparsanız iyi sonuç alacaksınız.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113924130476663772?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113924130476663772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113924130476663772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113924130476663772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113924130476663772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/ihlamur.html' title='Ihlamur'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113923141539122770</id><published>2006-02-06T15:01:00.000+02:00</published><updated>2006-02-06T15:10:15.413+02:00</updated><title type='text'>Ne aldım?</title><content type='html'>&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Uzun süredir, şöyle hem işlevli, hem kullanışlı, hem de fazla pahalı olmayan bir dijital fotoğraf makinası almayı düşünüyordum. Epeydir de araştırma yapıyorum bu konuda. Eh malum, o kadar para bağlıyorsunuz. Düzgün bişi olsun dimi ama? Sonunda kararımı verdim ve içinde epey bir özellik barındıran bir cihaz satın aldım. Geçen Cumartesi günü hepsiburada.com adresinden sipariş verdim. Bugün elime ulaştı. Walla bi şarj olsun hemen çektiğim resimlerden gönderirim. İşte aşağıda göreceğiniz yeni makinam ve özellikleri. Belki ihtiyacı olanlara fikir verir diye gönderiyorum. Bu arada henüz kullanmadığım için kendi fikrim, şimdilik yok :)))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;&lt;strong&gt;TEKNİK ÖZELLİKLER :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;• MP3 Player &lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/mdc-6005b.gif"&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/mdc-6005b.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Dijital fotograf makinesi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Dijital video kaydedici &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Dijital ses kayit olanagi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Spot isigi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 230 derece döner lens &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 6 megapiksel çözünürlük &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 2" 153000 Renkli TFT LCD ekran&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 12x dijital zoom &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 128 MB dahili hafiza &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Web Cam özelligi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• MPEG4 formatli video kaydetme ve izleme &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Karanlikta çekim yapabilme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Görüntü efektleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Direkt resim baskisi için DPOF destegi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 1 GB SD kart okuma destegi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Dahili hoparlör &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Dahili sarj edilebilir batarya &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Adaptör veya USB baglantisi ile sarj edebilme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• TV/Video çikisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Ince ve sik tasarim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• 2 Yil garanti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;Aksesuar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• TV baglanti kablosu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Tasima kilifi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Sarj adaptörü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• USB kablosu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Kulanim kilavuzu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;• Tanitim CD’si&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:78%;color:#9999ff;"&gt;Detaylı bilgi için =&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.minton.com.tr/html/urun.asp?urun_id=601"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:78%;color:#9999ff;"&gt;http://www.minton.com.tr/html/urun.asp?urun_id=601&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113923141539122770?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113923141539122770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113923141539122770' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113923141539122770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113923141539122770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/ne-aldm.html' title='Ne aldım?'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113922768184128381</id><published>2006-02-06T13:36:00.000+02:00</published><updated>2006-02-06T14:08:02.020+02:00</updated><title type='text'>BLOGLAR ELELE</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#666666;"&gt;Doğrusunu isterseniz Cumartesi bu mesajı yayınlamıştım, ancak sanırım blog server ındaki bir sorun nedeniyle, yayından kalkmış. Ben de bu proje ile ilgili notumu yeniden yazıyorum. Ve ilgili linkleri veriyorum, yanda da logoya tıklayabilirsiniz...&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.4.gif"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bundan birkaç gün önce sevgili bademşekerim Burcu' nun blogunu gezerken, çok güzel bir projeyi keşfettiğini gördüm. Ben de detayları inceledim ve dahil olmaya karar verdim. Malumunuz bu tür hayır işlerinde -eğer ki elimden geliyorsa- dahil olmayı çok seviyorum. Bir nebze olsun ihtiyacı olanlara imkanlarımız ölçüsünde faydalı olabiliyorsak ne ala.. Hem ayrıca herkes bir araya gelince küçük imkanlar büyük fırsatlara dönüşebiliyor. İşte ben de bu güzel zincirin bir halkası olmaktan dolayı mutluyum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://ilkproje.blogspot.com/2006/01/ilk-projemiz.html" target="_blank"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center" src="http://www.yogurtland.com/images/BLOGLARELELE1.1_ufak.jpg" border="0" /&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Blogların elele vererek hem bağış yaptığı, hem de karşılığında ufak hediyelerle motive edildiği bu güzel organizasyonun detaylarını aşağıda vereceğim linkten, ya da yan tarafta göreceğiniz logoya tıklayarak öğrenebilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Gelin beraberce İ.U. Tıp fakultesi Cocuk Hemotoloji servisinde tedavi goren cocuklarimiz icin ufak da olsa bir seyler yapalim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Bu projeyi yaratan ve emeği geçen tüm dostları kutluyorum..&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://ilkproje.blogspot.com"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;http://ilkproje.blogspot.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113922768184128381?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113922768184128381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113922768184128381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113922768184128381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113922768184128381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bloglar-elele.html' title='BLOGLAR ELELE'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113922196874929264</id><published>2006-02-06T12:26:00.000+02:00</published><updated>2006-02-06T12:46:18.006+02:00</updated><title type='text'>Sevdiklerim</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/cicek-anim-01.0.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px; CURSOR: hand" height="255" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/cicek-anim-01.gif" width="196" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;Öyle çok "sevdiğim" varki...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;* Çoçukları gözlerini sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;içim de huzuru, mutluluğu yaşattığı için...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dinmeyecek sanılan fırtınaları sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;yaşanan her döneminde savaşmam gerektiğini öğrettiği için...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Başarısızlıkları sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Başarıya giden yolu gösterdikleri için...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Geceleri sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Tüm günümü nasıl geçirdiğimi değerlendirme olanağı verdiği için...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İnsanların sorumluluklarını dinlemeyi sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Yaşamın gerçeklerini görüp, daha olgun insan olacağını bildiğim için... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Duyulan eksiklikleri sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Herşeye sahip olamanın, insanı ne kadar mutsuz ettiğini bildiğim için...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Sabahın erken saatlerinde çalan çalar saatimin sesini sevdim...&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Bana bugün de yaşama olanağı verdiğini gördüğüm için...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff99ff;"&gt;&lt;strong&gt;Sevgiyle yaşayın... Sevgisiz bir hayat düşünemiyorum&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#999999;"&gt;Yazarı = ?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113922196874929264?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113922196874929264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113922196874929264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113922196874929264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113922196874929264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/sevdiklerim.html' title='Sevdiklerim'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113922065428936051</id><published>2006-02-06T12:00:00.000+02:00</published><updated>2006-02-06T12:10:55.916+02:00</updated><title type='text'>İYİ HAFTALAR</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/cicek-01.0.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/cicek-01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113922065428936051?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113922065428936051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113922065428936051' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113922065428936051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113922065428936051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/iyi-haftalar.html' title='İYİ HAFTALAR'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113898278411866321</id><published>2006-02-03T17:58:00.000+02:00</published><updated>2006-02-03T18:33:45.983+02:00</updated><title type='text'>Türk Kahvesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kahve.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px; CURSOR: hand" height="140" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/kahve.jpg" width="209" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#3366ff;"&gt;Ehli keyfin keyfini kimler tazeler….&lt;br /&gt;Taze elden, taze pismis taze kahve tazeler&lt;br /&gt;Ehli keyfe keyf verir kahvenin kaynaması,&lt;br /&gt;Eşegi yoldan çıkarır sıpanın oynaması...&lt;br /&gt;Ehli keyfe kahve verse tazeler,&lt;br /&gt;Ehli keyfin keyfini tazelerler&lt;br /&gt;Gönül ne kahve ister ne kahvehane&lt;br /&gt;Gönül ahbap ister kahve bahane...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;TÜRK KAHVESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Kahve Türkiye’den önce Arap yarımadasında, Mısır ve Hindistan’da yayılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Kelime olarak arapça "kahwa" dan gelmektedir.Bu sözcüğün de Habeşistan’da kahve üreten Kaffa yöresinden alındığı sanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Önceleri, dövülüp toz haline getiriliyor, böylece bir nevi ezmesi yapılarak ekmek üstüne sürülüp yeniyormuş.Tahtakale’de açılan ilk kahvehane yalnız halkın değil müderris ve kadı gibi okumuş kesimin de ilgisini çekmiştir. Ne olduğu tam olarak bilinmeyen bu yeni madde bir uyuşturucu muamelesi görmüş ve sözde kömürleşme derecesinde kavrulan herşeyin Müslümanlıkta haram sayılacağı bahanesiyle din adamlarınca yasaklanmıştı. Herşeye rağmen kahvenin sevilip yaygınlaşması önlenememiş ve Sultan III. Murat (1546-1595) zamanında &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kahve-set.0.jpg"&gt;&lt;/a&gt;İstanbul’da kahvehane sayısı 600’ü geçmişti&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kahve-set.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/kahve-set.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/kahve-set.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tiryakiye yakışır bir kahve ağır ateşte 15-20 dakika pişirilmeli, cezve sık sık ateşe sürülüp geri çekilmelidir. Her fincan kahve için bir kaşık kahve ve bir kaşık şeker günümüzde kural haline gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Eski Türk kahvesi ise genellikle şekersiz olurdu. Bunun yerine kahve öncesinde veya sonrasında tatlı bir şey yemek veya içmek geleneği vardı. Tatlı olarak şerbet gibi içecekler alındığı gibi reçel, şekerleme veya lokum da yenirdi.&lt;br /&gt;Şayet kahvenin değişik ve güzel bir koku taşıması isteniyorsa fincanların dibine yerleştirilen bir mahfaza içine kokulu maddeden bir parça konulurdu. En çok yasemin, amber, karanfil ve kakula kullanılırdı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Türk kahvesinin (dozunda içildiği takdirde) sağlığı tehdit edecek zararlı yanı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Teskin edici ve dinlendirici özelliği vardır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Bir fincan kahvedeki 50 mg. kafein hemen vücuttan atılır. Bu bakımdan Türk kahvesi fincanı ideal ölçülere sahiptir. Bir fincandan fazla içildiğinde zihin açıcı, uyarıcı, enerji verici özelliği ön plana çıkar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#006600;"&gt;Sindirime yardımcı olur. Bu yönüyle şekerli içmemek kaydıyla kilo almayı ve mide ekşimelerini önler.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113898278411866321?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113898278411866321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113898278411866321' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113898278411866321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113898278411866321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/trk-kahvesi.html' title='Türk Kahvesi'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113898170952332643</id><published>2006-02-03T17:45:00.000+02:00</published><updated>2006-02-03T17:50:18.490+02:00</updated><title type='text'>30 Yaş Üstü Kadınlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/otuzyasustu.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/otuzyasustu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;"Sen bu konuda ne düşünüyorsun?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sen ne demek istedin ?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Beni kullanıyorsun"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“En güzel yıllarımı çaldın”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İlk aşkımsın”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ailem kızar”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hamileyim, evlenmemiz gerekiyor" gibi cümleler kurmazlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telli duvaklı gelin olma hayalleri yoktur.Çünkü ya boşanmışlardır, ya da evlilikten çok uzaktırlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi bağlamazlar ve size bağlanmazlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duygularını kıvırtmadan direkt söylerler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece sizi isterler…Süslemeye gerek yoktur…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel yemek yaparlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesiyle tanıştırmak için baskı yapmazlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size anaç davranmazlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerde susup nerde konuşmaları gerektiğini iyi bilirler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam evine bırakmayıp, taksiyle yollamanıza kızmazlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memnuniyetsizliklerini içlerine atıp, surat etmezler…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113898170952332643?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113898170952332643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113898170952332643' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113898170952332643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113898170952332643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/30-ya-st-kadnlar.html' title='30 Yaş Üstü Kadınlar'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113898009191842248</id><published>2006-02-03T17:14:00.000+02:00</published><updated>2006-02-03T17:21:32.046+02:00</updated><title type='text'>Şarap ve Yemeklerin Ahengi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/sarap.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Çok iyi bir şarap, eğer uygun bir yemekle içilmezse beklentilerimizi boşa çıkarabilir, bir hayal kırıklığı yaratır ve keyif planlarımız hüsrana uğrar. Hangi şarabın hangi yemekle içilebileceğini bilmek için temel bazı bilgilere gerek duyulur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;"Koyu etlerle kırmızı, açık renkli etlerle beyaz şarap" klişesi geçerliliğini çoktan yitirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Doğal aroma maddelerine önem veren, yeni ve yaratıcı yemek pişirme teknikleri yepyeni kombinasyonları mümkün kılmış ve özellikle beyaz şarapların önemini artırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Şarap ve yemek birbirine benzerse, yani yemeğin içindekiler ve hazırlanışı, şarabın kıvamı, yapısı, kokusu ve tat nüanslarına benzerse, istenen ahenge ulaşılabilir. Burada her zaman akılda bulundurulması gereken üç temel kural vardır:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;1) Şarabın tadı, yemeğin tadına baskın olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;2&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;) Şarap ve yemek sıralaması aroma, tatlar, kıvam ve yapı açısında birbirine paralel olmalı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;3) Şarabın yemek masasında üç düşmanı vardır:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;* Sirke; örneğin çok fazla sirke katılmış bir salata&lt;br /&gt;* Çok keskin bir ekşiliği olan yiyecek ve içecekler (limon gibi)&lt;br /&gt;* Yağ (örneğin bazı çok yağlı yapılan balık türleri, özellikle kırmızı şaraba metalik bir tat verebilir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol, tatlının ve baharatların etkisini artırır, ayrıca hazmı kolaylaştırır. Şarapta a&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sarap-2.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/200/sarap-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;lkol seviyesi düşükse, kalan şeker kendini daha fazla gösterir. Kalan şeker içermeyen tam olarak mayalanmış şaraplar, tam olarak mayalanmış ama daha az alkol içeren şaraplardan daha yumuşak bir etki bırakırlar. Şarapta veya kavrulmuş, ızgara yapılmış ya da buğulanmış yemeklerdeki acılık veren maddeler, tatlı algılanmasını uyumlu bir hale getirirler ve ölçülü bir asiditenin algılanmasını sağlarlar. Acılık veren maddeler, yavaş yavaş algılanırlar ama uzun süre kalıcıdırlar; tanenli ve çok alkollü şaraplarla uyumludurlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Çok yağlı yemeklerle asidi, taneni ve alkolü zengin şarapların içilmesi önerilir. İştah açan bu üç bileşen, hazmı da kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Çok baharatlı yemeklerin tatları, alkol derecesi yüksek şaraplarla birlikte daha da kuvvetlenir. Bu yüzden, alkol derecesi yüksek şaraplarda fazla derecede asit de varsa dikkatli bir seçim yapmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Özellikle köpüklü şaraplardaki karbonik asit, tatlı algılanmasını biraz önler. Bu tip şaraplar, yemeklerle birlikte olduklarından daha tatlıymış gibi gözükürler. Yemeklerle birlikte sekliği fazla olan köpüklü şaraplar daha uygundur (tatlılar hariç).&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Tuz, şarap ve yemeklerdeki aroma ve acılık veren maddelerin algılanmasını artırır. Asit, tatlıyı destekler (bunu çileğe biraz limon sıkarak görebilirsiniz), ayrıca geçici olarak acılığı gizler. Asiditesi yüksek şaraplarla, fazla asitli yemekler uymaz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Tatlı tat, şaraptaki aroma maddelerinin algılanmasının kolaylaştırır, acı ve ekşi tadı dengeler. Çok sek yapılmış şaraplar, yemeklerle birlikte daha yumuşak ve ahenkli bir izlenim bırakırlar (yemekteki tuzdan ve şekerden dolayı).&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;En uygun şarap-yemek ikilisinin seçiminde önemli bir dizi faktör daha vardır: günün hangi zamanı olduğu, hangi mevsim olduğu, dışarıdaki sıcaklık, içme nedeni (doğumgünü gibi), içen kişilerin yaşı ve şarap zevki, fiyat ve menü sırası.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;color:#999999;"&gt;Kaynak:www.hayyam.com&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113898009191842248?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113898009191842248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113898009191842248' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113898009191842248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113898009191842248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/arap-ve-yemeklerin-ahengi.html' title='Şarap ve Yemeklerin Ahengi'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113897195279838088</id><published>2006-02-03T14:58:00.000+02:00</published><updated>2006-02-03T17:51:50.126+02:00</updated><title type='text'>Mide Ülseri</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Annem yıllarca çekti. Evet dile kolay 20 yıl. Onunki tamamen strese bağlıydı. içinde bulunduğu stresli ortamdan kurtulunca, ne ülser kaldı, ne mide ağrısı. İşte Ülserle ilgili küçük bir not...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ulser.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ulser.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ülser de günümüzde sık rastlanan bir hastalıktır. Onikiparmak bağırsağında (duodenum) görülen ülser, mide ülserinden daha fazladır. İkisinin de sebebi tam bilinmemekle beraber; yaşadığı ortama uyum sağlayamayan hassas kimselerde, işi aşırı yorgunluk verenlerde, alkol tüketenlerde, aspirin ve benzeri ağrı kesici ilaçları fazla kullananlarda ülsere sık rastlandığı da bir gerçektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Belirtileri&lt;/strong&gt;:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;* Ağrı hemen yemeklerden sonra görülür ve hasta aç olduğu zaman kendisini daha iyi hissederse "mide ülseri"nden şüphe edilmelidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;* Eğer ağrı yemeklerden belirli bir zaman sonra ve aç iken de hissedilir ise; bu durumda "onikiparmak bağırsağı ülseri" mevzu bahistir. Aç karnına ağrı geldiği zaman birşeyler yeyince geçer. Sabah aç karnına iken ağrı duyulmaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;Ne Yapmalı?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;* Bitkisel tedavinin yanısıra diyet uygulanır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;* Alkol ve sigara kesinlikle terkedilmeli; sinir gerginliği yapan hadiselerden uzak durmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113897195279838088?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113897195279838088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113897195279838088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113897195279838088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113897195279838088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/mide-lseri.html' title='Mide Ülseri'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113897148306587307</id><published>2006-02-03T14:35:00.000+02:00</published><updated>2006-02-03T14:58:03.463+02:00</updated><title type='text'>Günün Sözü</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ozlu-06.0.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/ozlu-06.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113897148306587307?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113897148306587307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113897148306587307' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113897148306587307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113897148306587307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/gnn-sz.html' title='Günün Sözü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113889706055225442</id><published>2006-02-02T17:45:00.000+02:00</published><updated>2006-02-02T18:23:36.216+02:00</updated><title type='text'>Bilmemek Ayıp Değil -IV-</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Bir hafta niçin 7 gündür?&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Niçin otellerin kapıları döner kapıdır?&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113889706055225442?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113889706055225442/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113889706055225442' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113889706055225442'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113889706055225442'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bilmemek-ayp-deil-iv.html' title='Bilmemek Ayıp Değil -IV-'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113889401307263661</id><published>2006-02-02T17:03:00.000+02:00</published><updated>2006-02-02T17:41:27.890+02:00</updated><title type='text'>Ne Okuyorum?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Dün akşam ziyaretine gittiğim arkadaşım, yeni kitaplar edinmiş, henüz okumamış, hemen birisini kaptım (zaten diğer ikisini okumuştum daha önce) Bugün başladım. 1868 yılı Avrupası ve İstanbul' da geçen bir hayat hikayesi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#ff6666;"&gt;Kitabı bitirdikten sonra yorum yaparım belki yine ;) Zaten dostlarımdan alıp da beğendiğiklerimi mutlaka kendi kitaplığıma da eklerim :)) Aşağıda okuduğum kitabın arka sayfasından alıntı ile kitabın başlangıcından güzel bir dörtlük sunuyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#6666cc;"&gt;İlk aşk hikayemi duyduğum anda&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#6666cc;"&gt;Seni aramaya başlamıştım, öyle körceydi ki, bilmiyordum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#6666cc;"&gt;Aşıklar sonunda bir yerlerde karşılaşmaz&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#6666cc;"&gt;Zaten hep birliktedirler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#6666cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.3.gif"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Gözyaşı Sarayı - ALEV LYTLE CROUTIER&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/gozyasisarayi.jpg"&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/gozyasisarayi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;Paris'te, altın renkli bir sonbahar günü, bağları ve şaraplarıyla ünlü Casimir de Châteaunneuf'ün başarılı şarapçısı, Palais Rolay'in kemerleri arasında dolaşırken Şark malları satan loş bir dükkana girer. Nargile, sarık ve hançerlerin arasında bir minyatüre rastlar: Fildişi tenli, bir gözü sarı bir gözü mavi, büyüleyici bir kadın portresi... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#996633;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;O gece başucunda minyatürle uykuya dalan Casimir, rüyasında kendini kubbeler ve minareler şehrinde kaybolmuş bulur. Bir avluda tek başına bir kadın hıçkırmakta, gözyaşlarını çeşmeye doldurmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Artık tutkusunun esiri bir adam olarak Casimir, eşini, ailesini, ülkesini, her şeyini terk ederek denizler ve çöller aşar ve kendini rüyasının şehri İstanbul'da bulur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#996633;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;Şehrazat'ın anlattığı masalların yalnızca biri yasaktı: Doğulu bir kadınla Batılı bir erkek arasındaki çılgıncasına erotik tutku. Bu tam da Alev Croutier'nin başardığı şey... Gözyaşı Sarayı'nda, aşıkların imkansızlıklarına kitabı okurken biz de karışıyoruz. Bütün bunlar, sinemasal bir görselliği kullanan sofistike bir hikayeci tarafından anlatılıyor... Çiçeklerin kokusunu, şarapların tadını, minyatürlerin renklerini algılıyoruz, güneş batarken bizim de başımızı durmaksızın döndürüyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;- Fatıma Mernissi-&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;Büyüleyici bir aşk masalı... Bir adam rüyasında bir kadını görür, o sırada kadın, onu rüyasında görmekte olan adamın rüyasını görmektedir... Bir Türk bahçesindeki musiki gibi yumuşak ve şiirsel. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#996633;"&gt;- Isabel Allende-&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113889401307263661?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113889401307263661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113889401307263661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113889401307263661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113889401307263661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/ne-okuyorum.html' title='Ne Okuyorum?'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113888923141769580</id><published>2006-02-02T15:54:00.000+02:00</published><updated>2006-02-02T17:02:03.436+02:00</updated><title type='text'>Bir Dilek Tut</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Sizlere bir süredir duyduğum, fakat detaylarını inceleme fırsatı bulamadığım bir organizasyonu tanıtmak istiyorum. Bugün banka hesaplarıyla uğraşırken karşıma çıkınca, en nihayet siteye girip şöyle bir göz gezdirme fırsatı buldum. Dolayısıyla hemen sizinle de paylaşmak istiyorum. Aşağıda sitenin adresi, anasayfadan bir alıntı ve gerçekleşen birkaç dileği görebilirsiniz. Herkesin dileklerinin kabul olması dileğiyle...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/birdilektut.0.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/400/birdilektut.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;"Yaşama gün değil ama güne yaşam verebiliriz"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Türkiye’nin dört bir yerinde yasayan ve hayati tehlike taşıyan bir hastalığı olan çocukların “dileklerini” gerçekleştirmek, çocuklara ve ailelerine unutamayacakları bir an ve umut, mutluluk ve neşe katmak, özel durumu olan her çocuğun en çok istediği şeyi gerçekleştirmek, çok hasta bir çocuğun yaşamında önemli bir fark yaratmak Bir Dilek Tut Derneği’nin ana misyonudur.&lt;br /&gt;Dernek Türkiye’de tıbben uygun nitelikteki her çocuğa ulaşmayı ve onlara bir parça umut, dayanma gücü ve sevinç vermeyi amaçlamaktadır.&lt;br /&gt;Bir çocuğun tuttuğu dileğin gerçekleşmesi ile hasta olduğunu unutması ve çocukluk heyecanını yeniden yaşaması için bağışlarınız ile destek olun.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;font-size:180%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;"bir hayali gerçekleştirebilirsiniz"&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;*****&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;İŞTE GERÇEKLEŞEN HAYALLERDEN BAZILARI :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Serhat bir dilek tuttu &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc33cc;"&gt;Trabzon'daki Profesör İsa Koz İlköğretim Okulu'nun 3. sınıfında okuyan küçük Serhat, yaklaşık 1 yıldır lösemi tedavisi gördüğü SSK Okmeydanı Hastanesi'nden bir günlüğüne ayrılarak Kızkulesi'ni gezdi. Önceki gün hemşiresiyle hastaneden çıkarılan Serhat, Bir Dilek Tut Derneği Başkanı Meryem Pınar ve dernek üyeleriyle birlikte Eyüp'teki Feshane'de buluştu. Küçük Serhat burada kendisi için özel olarak hazırlanan Sultan Kayığı'na bindi. Dernek yetkilileriyle birlikte denize açılan Serhat, İstanbul Boğazı'nın keyfini çıkardı. Sultan Kayığı yaklaşık 20 dakika sonra Üsküdar'daki Kızkulesi'ne yaklaşınca küçük Serhat'ın sevinci bir kat daha arttı. Serhat'ı, Kızkulesi İşletme Müdürü Hakan Yüksel karşıladı ve onu gezdirip öyküsünü anlattı. Serhat, "Bir Dilek Tut Derneği sayesinde hem güzel bir gün geçirdim. Sanki yeniden doğdum. Herkese teşekkür ediyorum. Kuleyi çok beğendim ancak Sultan Kayığı'ndan birazcık korktum" dedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#cc33cc;"&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/caner.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 0px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/caner.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Caner 'Bir Dilek Tut'tu&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Tedavisi güç ya da mümkün olmayan hastalıkların pençesindeki çocukların düşlerini yerine getirmeye çalışan dernek, Caner'e hayalinin ne olduğunu sorduğunda hiç tahmin etmeyeceği bir cevap aldı. Caner ne bilgisayar, ne bir ünlüyle tanışmak ne de Disneyland'e gitmek istedi. Tek dileği, bu dünyada kendi adına bir ağacı olmasıydı. TEMA Vakfı'yla iletişime geçen dernek, Caner'in hayalinin gerçekleşmesini sağladı. Düzenlenen küçük törende, ağacını elleriyle diken Caner, "Doğayı çok seviyorum. Ağaç dikerek çevreye bir katkım olsun istedim" dedi..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://www.birdilektut.org"&gt;&lt;strong&gt;www.birdilektut.org&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113888923141769580?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113888923141769580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113888923141769580' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113888923141769580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113888923141769580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bir-dilek-tut.html' title='Bir Dilek Tut'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113879927027321321</id><published>2006-02-01T15:06:00.000+02:00</published><updated>2006-02-01T16:29:41.586+02:00</updated><title type='text'>Bir koca BARIŞ MANÇO</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;UNUTULMADIN&lt;/strong&gt;...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/barismanco-02.0.jpg"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/barismanco-02.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Barış Manço, 2 Ocak 1943 tarihinde, Rikkat ve Hakkı Manço çiftinin dördüncü çocukları olarak Moda’da dünyaya geldi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Annesi Rikkat Hanım, Türk Sanat Müziği sanatçısıydı. Aileden gelen yeteneğiyle özellikle ortaokul öğrenimini aldığı yaşlarda müzikle ilgilenmeye başladı. Lise yılları Galatasaray Lisesi’nde başladı. Müzik hayatına Galatasaray Lisesi’nde adım atan Barış Manço’nun arkadaşlarıyla birlikte kurduğu ilk grubun adı “Kafadarlar”, ikincisi ise “Harmoniler”di. Daha sonra Şişli Terakki Lisesi’ne geçiş yaptı. Lise yılları bittiğinde Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nde 1963- 1971 yılları arasında resim, grafik ve iç mimari eğitimi aldı. Belçika’da “Lemistgrees” adında, Amerikalı, Belçikalı, İtalyan, Kuzey Afrikalı, İngiliz müzisyenlerden oluşan bir grupta yer aldı. “Lemistgrees”le çalışmalarının sürdüğü iki yıl içerisinde Paris Olympia’da konser verdi. 1966 yılında Paris’te iki 45’lik plak çıkardı.1970 yılında Türkiye’ye döndüğünde Fuat Güner ve Mazhar Alanson ile birlikte “Kaygısızlar” adlı grubu kurdu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Aranjman şarkılara tepki göstererek Anadolu’dan beslenen pop folk tarzında müzik yapmaya &lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/barismanco-01.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;başladı. Onuncu plağı “Dağlar Dağlar” ile büyük bir çıkış yaptı, albüm beş ayda 700 bin adet satışa ulaştı. “Dağlar Dağlar” çalışması, sanatçıya Altın Plak Ödülü’nü de kazandırdı. 1971 yılında Moğollar ile çalıştı. Aynı yıl Kurtalan Ekspres’i kurdu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;İ&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;lk klibini 1973’te, “Hey Koca Topçu” ya çekti. 1975’ te ilk albümü “2023” ü yaptı. 1978' de Lale Manço ile evlendi, Doğukan ve Batıkan adında iki erkek çocuğu oldu. 1980 yılında Altın Orfe’de “Nick The Chopper” ve “Ben Bir Şarkıyım” adlı Bulgar şarkısı ile de altın madalyalar aldı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Yurtdışında birçok TV programına konuk olarak katıldı, birçok ülkede koserler verdi. 1983 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’na “Kazma” adlı şarkısıyla katıldı, ancak elendi.1988 yılının Ekim ayında TRT 1’de çocuk ve aileye yönelik bir eğitim kültür ve eğlence programı olarak başlayan “7’ den 77’ ye” , 1998 Haziran ayında 370. kez ekrana gelerek Türk televizyonculuğunda ulaşılması zor bir rekora imza attı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;“Ekvatordan Kutuplar’ a” isimli programında ekibiyle birlikte beş kıtada 100’den fazla değişik &lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/barismanco-01.0.jpg"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/barismanco-01.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;yöreye giderek 600.000 km.’ ye yakın yol kat etti. Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve 1 platin albüm/ kaset ödülü kazandırırken, bu şarkıların bir bölümü daha sonra Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Kürtçe, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve Flemenkçe olarak yorumlandı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço’nun 1991 yılında devlet sanatçısı unvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Onursal Doktora unvanı, Uluslararası&lt;br /&gt;Teknoloji Ödülü, Japonya Uluslararası Kültür ve Barış Ödülü, Belçika Krallığı Leopold II Şövalyesi Nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi Nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Türkmen Vatandaşlığı ödülleri vardır.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Barış Manço, 1 Şubat 1999 tarihinde Moda’da vefat etti.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113879927027321321?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113879927027321321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113879927027321321' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113879927027321321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113879927027321321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/bir-koca-bari-mano.html' title='Bir koca BARIŞ MANÇO'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113879042972041708</id><published>2006-02-01T12:35:00.000+02:00</published><updated>2006-02-01T13:36:08.570+02:00</updated><title type='text'>Yaşamın Yankısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/yasamin_yankisi.5.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/yasamin_yankisi.4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Küçük kız babası ile ormanda yürüyüş yaparken, ayağı takılıp yere düşüyor. Can acısıyla "Ahhh" diye bağırınca ilerideki dağın tepesinden "Ahhh" diye bir ses duyuyor ve küçük kız , dağın tepesinde başka birinin olduğunu sanıp bu kez de "SEN KIMSIN?" diye bağırıyor. Aldığı yanıt "SEN KIMSIN" oluyor. Küçük kız bu yanıta iyice sinirlenip "SEN BIR KORKAKSIN, NEDEN SAKLANIYORSUN?" diye haykırıyor. Dağdan gelen ses "SEN BİR KORKAKSIN..." diye cevap veriyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Sonunda babasına soruyor "BABA NE OLUYOR BÖYLE?" "DINLE VE ÖĞREN" diyor adam, bu kez kendisi dağa doğru "SANA HAYRANIM" diye bağırıyor. Gelen cevap "SANA HAYRANIM" oluyor. Baba tekrar bağırıyor, "SEN MUHTEŞEMSİN" gelen cevap "SEN MUHTEŞEMSİN. Küçük kız çok şaşırıyor ama halen ne olduğunu anlayamıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Adam, küçük kızına hayatın sırrını anlatmaya başlıyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;"Buna "YANKI" denir. Ama aslında bu "YAŞAM"dır. Yaşam daima sana, senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev. Daha fazla şevkat istediğinde, daha şevkatli ol. Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren. Çünkü yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır. Hayat sana ancak, senin ona verdiklerini geri verir, bunu unutma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#999999;"&gt;Yazarı = ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113879042972041708?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113879042972041708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113879042972041708' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113879042972041708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113879042972041708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/02/yaamn-yanks.html' title='Yaşamın Yankısı'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113869610647654294</id><published>2006-01-31T09:45:00.001+02:00</published><updated>2006-01-31T10:28:26.486+02:00</updated><title type='text'>Günün Sözü</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sirlar.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/sirlar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;Sır saklamak bir irade imtihanıdır. Bu imtihanı kazanmayan, hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#006600;"&gt;Hz. Ali&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113869610647654294?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113869610647654294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113869610647654294' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113869610647654294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113869610647654294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/01/gnn-sz.html' title='Günün Sözü'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113869498637124109</id><published>2006-01-31T09:45:00.000+02:00</published><updated>2006-01-31T11:16:53.436+02:00</updated><title type='text'>SIR' lar önemlidir...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Sır' lar önemlidir. Özeldir. Herkesle paylaşılmaz. İnsan da taş değil ya, birileriyle paylaşmak ister. Ama paylaşacağın insan, onu sadece dinlemeli -ki sadece içini dökmek için anlatır kişi- sonra da unutmalı, unutmazsa, taş değil ya anlatılan da çatlar mazallah. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Sır saklanır, kimseyle paylaşılmaz. Kelime karşılığı bile "gizli şey" dir. Lafı dolandırma diyorsunuz şimdi. Evet yaralandım bu konuda yakın bir zamanda. Nasıl gaflete düştüm, nasıl aldandım bilemiyorum. Canım yandı çok. Sırrımın dağıtılmasına mı, bundan mütevellit, dost sandığım birinden soğumam mı bilmiyorum canımı yakan. Sanırım ikisi de...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Bir süre önce canımı sıkan, beni üzen önemli bir telefon görüşmesi hakkında bu dostuma -artık sadece tanıdık kategorisinde benim için- içimi döktüm. Evvelsinde de kimsenin bilmemesi gereken çok önemli bir sırrımı biliyordu. Yanlış anlaşılmasın, karşılıklı, ben de onun -hem de hayati önem taşıyan- birçok sırrını biliyorum. Ama ben ailem dahil hiç kimseye anlatmadım onun sırlarını. Dostuz ya hesapta...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşla bir konuşma esnasında, o malum telefon görüşmesiyle ilgili konuşmanın detaylarını -kimsenin bilmediği- döküverince, beynimden vurulmuşa döndüm. Önceleri çok önemsemedim, kondurmak istemedim. Ancak bir süre sonra bu kez bu arkadaş, ağzımdan geçmişle ilgili bir takım şeyleri almaya çalıştığında jetonum -kendisi plastikmiş anladım- düştü. Ve benim için çok önemli bu konunun bu kadar kurcalanmasından dolayı şalterlerim attı, tabiri caizse.. Günüm zehir oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Bu sıkıntımı kızkardeşimle paylaştığımda ise, bir kez daha beynimden vuruldum. Çünkü bu kez, benim için hayati önem taşıyan bir mevzuu bir başkasından duyduğunu, duyduğu kişiye de o dostun (!) anlattığını, beni üzmemek için duyduğu zaman bana anlatmadığını söylediğinde benim iplerim koptu... Biliyor musunuz, dermanım gitti, çok tuhaf oldum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#993399;"&gt;Canım yanıyor. Dost sandığım birini kaybetmenin acısı mı, güvendiğim dağlara kar yağması mı, yoksa sır-larımın ortalarda dolanması mı, bilmiyorum. Canım yanıyor...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113869498637124109?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113869498637124109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113869498637124109' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113869498637124109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113869498637124109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/01/sir-lar-nemlidir.html' title='SIR&apos; lar önemlidir...'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113861263788029292</id><published>2006-01-30T11:16:00.000+02:00</published><updated>2006-01-30T11:24:14.100+02:00</updated><title type='text'>Bilmemek Ayıp Değil -III-</title><content type='html'>&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Niçin gözyaşı dökeriz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlerle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyen Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;Üç yaşından daha önce olanları için hatırlamıyoruz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anı veya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri, anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar. Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;Develerin hörgüçlerinde ne var?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/ayirac.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/ayirac.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;color:#ff6666;"&gt;Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113861263788029292?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113861263788029292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113861263788029292' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113861263788029292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113861263788029292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/01/bilmemek-ayp-deil-iii.html' title='Bilmemek Ayıp Değil -III-'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113861231497201453</id><published>2006-01-30T11:09:00.000+02:00</published><updated>2006-01-30T11:11:55.003+02:00</updated><title type='text'>*** İYİ HAFTALAR ***</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/iyi_haftalar-01.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/iyi_haftalar-01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113861231497201453?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113861231497201453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113861231497201453' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113861231497201453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113861231497201453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/01/iyi-haftalar.html' title='*** İYİ HAFTALAR ***'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18405882.post-113844323200804218</id><published>2006-01-28T09:19:00.000+02:00</published><updated>2006-01-28T12:15:49.603+02:00</updated><title type='text'>Dostumla güzel bi akşam</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;Uzun zamandır, dışarı çıkmıyordum. Program yapmıyordum. Arkadaşlarımla seyrek görüşür hale gelmiştik. Neden mi? Bir sebebi yok.. Hayatın akışı diye bi' cevap verecem ama, anlamsız bir bahane bence.. Geçenlerde Can Dündar' ın bir yazısını okumuştum, onu hatırladım yine. Bu bahanelerle ilgili..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam çok sevdiğim bir arkadaşımla buluştuk. Esra' yla evlendiğinden bu yana tek tük görüşür olmuştuk ki, biz dünyayı kurtarırcasına hergün en azından telefonla görüşen insanlardık. Herneyse, dün akşam kızkıza toplantımız süper geçti. Ayıptır sölemesi, biralarımızı içip, gülüp eğlendik. Ve en azından belirli aralıklarla GIRL'S CLUB toplantısı yapmaya karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de hem kendime, hem de dostlarıma daha fazla zaman ayırmaya karar verdim..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/1600/sari-kiz.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#cc33cc;"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6968/1800/320/sari-kiz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18405882-113844323200804218?l=haleogsuz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://haleogsuz.blogspot.com/feeds/113844323200804218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18405882&amp;postID=113844323200804218' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113844323200804218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18405882/posts/default/113844323200804218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://haleogsuz.blogspot.com/2006/01/dostumla-gzel-bi-akam.html' title='Dostumla güzel bi akşam'/><author><name>Hale ÖĞSÜZ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01664035466325850972</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://kadinveyasam.sitemynet.com/images/hale.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
